Sergi
 
 
 
 
 
 
   
GÜNCEL SERGİ | GELECEK SERGİ | GEÇMİŞ SERGİLER
.Gamze Duman ''DÖNÜŞ'' Resim Sergisi
. Gecenin büyülü ışığı dolunayı resimlerinde çoğunlukla kullanmaktan kaçınmayan Gamze Duman, doğanın kendisinden ve gücünden ilham almaktadır. Bilinaçltındaki mağaralara ışık tutarken renkleri hesapsız şekilde kullanmaktan kaçınmaz. Spontane gelişen resimlerinde duygusal dönüşümlerini, en ufak ayrıntıyı dahi resmin belli bölgelerine yedirerek keşfetmenin heyecanını izleyiciyle paylaşır. Sanatçının en büyük kaygısı kendine samimiyetten yola çıkarak bilinçaltındaki imgelere ve hastalıklı bölgelere nüfuz etmek, dokunmak. 11 Şubat - 27 Şubat tarihleri arasında herkesi Galatea Art'a bekliyoruz.
IŞIK IRMAKLARI
IŞIK IRMAKLARI ADİL SALİH KİŞİSEL RESİM SERGİSİ 12 OCAK-30 OCAK 2016 TARİHLERİ ARASINDA GALATEA ART’TA Adil Salih’in resmi kültürel referanslarının, tanıklıklarının, yaşadıklarının, hayatına giren, çıkan ve iz bırakan olayların bir karışımı. Hayatın bizzat kendisinden besleniyor. Yaşadıkları birebir yer almasa da, renk olarak, duygu olarak mutlaka etkiliyor ve dönüştürüyor resmini. Ağırlıklı olarak hep bu günü görüyoruz resimlerinde ama hep bir geçmiş tadı ve dün duygusuyla. IŞIK IRMAKLARI sergisini 12-30 Ocak 2016 tarihleri arasında ziyaret edebilirsiniz.
IŞIK
. Yeni yıl hediyeniz Galatea Art'tan ! Galatea Art Galeri 15-31 Aralık 2015 tarihleri arasında yepyeni bir koleksiyon sergisine ev sahipliği yapıyor. Galeri koleksiyonundan yılbaşına özel olarak derlenen eserler ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Suluboya ve yağlıboya tabloların yer aldığı sergide Işıl Özışık, Tanju Özışık, Bahri Töraydın, Perviz, Mine Tudun, Teymur A., Ebrahim Dadkhah eserleri ve Settar Birecikligil özel koleksiyonu yer alıyor. Yılbaşı hediyenizi almak ve sergiyi izlemek için 15 Aralık - 31 Aralık tarihleri arasında Galatea Art'ı ziyaret edebilirsiniz. Yeni yılda sanat ışığınız olsun.
KARŞI DURUŞ
‘KARŞI DURUŞ’ 29 EYLÜL – 10 EKİM 2015 GALATEA ART GALERİ Fotoğraf Sergisi Galatea Art Galeri 29 Eylül – 10 Ekim 2015 tarihleri arasında İstanbul Fotoğraf Ve Sinema Amatörleri Derneği iş birliği ile yeni bir fotoğraf sergisine imza atıyor. Sergide son dönemlerde yaşanan siyasi olayların ülkeyi ve halkı nasıl etkilediği İFSAK üyelerinin kadrajlarlarından sanat severlerin beğenisine sunuluyor. Karşı Duruş Bazlı Eylemler. Her yıl yinelenen 1 Mayıs kutla(yama)malarından Gezi Parkı Dayanışmasına, Cumartesi Anneleri’nin süregelen oturma eylemlerinden Barış Günü buluşmalarına, çeşitli dönemlerdeki sendikal hareketlerden baroların, odaların eylemlerine, Hırant Dink’in öldürüldüğü günün yıldönümlerinden Sivas’taki Madımak katliamının yıldönümlerine, LGBTI yürüyüşlerinden iktidar dışında kalan parti hareketlerine ve daha nicelerine. İktidarda bulunanın gücü dışında kalanların her eylemi, İFSAK üyelerinin fotoğraflarında “Karşı Duruş” başlığı altında bir karşı durmanın öyküsüne dönüşüyor.
3. ATÖLYE
‘3. ATÖLYE’ 15 EKİM – 31 EKİM 2015 GALATEA ART GALERİ Resim Desen ve Gravür Sergisi Galatea Art Galeri 15 Ekim – 31 Ekim 2015 tarihleri arasında MSGSÜ GSF Resim Bölümü 3. Atölye öğrencileri ve son dönem mezunlarının eserlerinden oluşan ‘3. ATÖLYE’ isimli karma sergiye ev sahipliği yapıyor. MSGSÜ Resim Bölümü 3. Atölye, Prof. Neşet Günal, Prof. Neş'e Erdok gibi Çağdaş Türk Sanatının önemli ressam ve akademisyenlerinden devraldığı geleneği Prof. Nedret Sekban ve Yrd. Doç. Ahmet Umur Deniz ile sürdürmektedir. Desenin temelini oluşturduğu figüratif resim eğitimi verilen atölyenin son dönem mezunları ve mezuniyete hazırlanan öğrencilerinin eserlerinin yer alacağı "3. Atölye" resim, desen ve gravür sergisi 15-31 Ekim 2015 tarihleri arasında Galatea Art Gallery'de izlenebilecek.
‘KOLOMON MOORE’ VE ‘ÇAĞDAŞ TÜRK USTALARI’
10 KASIM – 28 KASIM 2015 GALATEA ART GALERİ A. Karaca Borar Koleksiyon’u sergisi A. Karaca Borar Koleksiyonu'ndan yapılan bir seçki olan Resim Sergisi 10 Kasım 2015'te Galatea Art'da açılacak. 28 Kasım 2015' kadar görülebilecek olan sergi iki bölümden oluşuyor. Yirminci yüzyıl avangardının temsilcilerinden sayıldığı halde hakkında çok az şey bilinen, eserlerinde işlediği figürleri ve tarzı Lautrec, Kokosha, Kertesz, vb. gibi sanatçıların devamı sayılan Kolomon Moore'un 26 adet deseni serginin bölümlerinden birini oluşturuyor. Fransız Musevisi olduğu düşünülen sanatçının İkinci Dünya Savaşı sırasında bir toplama kampında öldüğü tahmin ediliyor. Kolomon Moore Türkiye'de ilk kez bu sergiyle sanatseverlerle buluşuyor. Diğer grup içinde ise Zeki Faik İzer, Mubin Orhon, Fikret Mualla, Avni Arbaş ve Bedri Rahmi Eyüboğlu gibi ustalar yer alıyor. Hem Çağdaş Türk Sanatı'nın bu önemli isimlerinin eserleriyle buluşmak hem de Kolomon Moore ile tanışmak için sizleri 10 Kasım ve 28 Kasım 2015 tarihleri arasında Galatea Art Sanat Galerisi'ne bekliyoruz.
. KARMA HEYKEL SERGİSİ
.

KARMA SERGİ

’HEYKEL’

12 MAYIS-30 MAYIS 2015

GALATEA ART GALERİ ,12 MAYIS-30 MAYIS TARİHLERİ ARASINDA 5 GENÇ SANATÇININ YER ALDIĞI KARMA SERGİYE EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR.

Asmalımescit de , bir çok usta sanatçıya ve genç yeteneklere kapılarını açmış Galatea Art Galeri 12 Mayıs-30 Mayıs 2015 tarihleri arasında ‘genç sanatçıları ağırlıyor.

Karma sergi ,Bilge Kutlu,Çağdaş Erçelik,Hakkı Kandır,Hatice Dönmez,Kaan Küley gibi genç sanatçıların eserlerini görme fırsatı sunuyor.

. ‘’ÖZGÜR GEZİ 2’’
.

‘’ÖZGÜR GEZİ 2’’

ALİ ŞAHİNLER’İN KURUCUSU OLDUĞU GALATEA ART GALERİ, ‘’ÖZGÜR GEZİ’’ ETKİNLİĞİNİN 2.SİNİ GERÇEKLEŞTİRECEĞİ, 02 NİSAN-04 NİSAN TARİHLERİ ARASINDA , ‘’GEZİ PARKI’’ DİRENİŞİNİN YILDÖNÜMÜNDE ,SANATÇILARIN 3 GÜNLÜK PERFORMANSLA ‘’GEZİ’’Yİ RESMEDECEKLERİ ANLARA EV SAHİPLİĞİ YAPACAKTIR.

Galatea Art Galeri de 02-03-04 Nisan tarihleri arasında ,performansla ‘’Gezi’’resmediliyor!

Galatea Art Galeri koleksiyonundan Gezi fotoğraflarının da sergileneceği etkinlikte birçok usta sanatçının Gezi konulu resimlerinide görmek mümkün olacak

Etkinlik ,resim yapmak isteyen büyük küçük herkesle 02 Nisan saat:11.00 de başlayacak ve 18.00’de açılış kokteyli ile devam edecektir.

‘’Aliİsmail’in,Ethem’in,Berkin’in,Ahmet’in,Medeni’nin,,Mehmet’in,Abdullah’ın anısına!’’

UNUTMA!

‘’Olay ve tarihlerin sanat yapıtına dönüştürülmesi ,o yapıtların yıllar sonra değerlendirilirken ,sanatçısına ve yaşadığı tarihteki olaylara ışık tutar.Sanat ve toplum birbirinin yaratıcısı ,şekillendiricisi ve koruyucusu olmalıdır.’’

PERFORMANS RESİM:Adil Salih,Bilge Kutlu,Ercan Arslan,Nilgün Tüzüntürk,Reşat Ceylan

KARMA SERGİ:Ercan Arslan,Işıl Özışık,Ursula Katipoğlu,Yusuf Katipoğlu,Galatea Art Galeri koleksiyonu gezi fotoğrafları

MÜZİK GÖSTERİSİ:Sokak Sanatçıları

. ERCAN ARSLAN
.

ERCAN ARSLAN

‘’HAK’’

RESİM SERGİSİ

GALATEA ART GALERİ’DE

GALATEA ART GALERİ, 07 NİSAN – 30 NİSAN 2015 TARİHLERİ ARASINDA ERCAN ARSLAN’IN ‘’HAK’’ İSİMLİ RESİM SERGİSİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAKTIR.

Berlin ve İstanbul’da yaşayan Ercan Arslan ,1984’ten buyana Frankfurt-Oder , Londra ,Berlin ,Utrecht , İstanbul ... gibi bir çok şehirde 70 ‘in üzerinde sergi açtı.Ercan Arslan’ın Galatea Art Galaeride açtığı 4.kişisel sergisidir.Özgün tarzı ile sanat dünyasında,kuşağının öncülerinden biri olan sanatçı ‘’ HAK’’ isimli resim sergisini tüm sanatseverlerin beğenisine sunuyor.

‘’Ercan Arslan sergi kataloğunda, yaptığı resimlerin ne bir yorumu ne bir öyküsü olduğunu vurgulayarak sanatını içine yabancı hiçbir şeyin katılmadığı doğrudan doğruya bir görsellikle tanımlamak istiyor. Sanatçının bu tavrını çağımızın sanatsal sorunlarıyla yakından ilişkili görüyorum. Sanatçı sanatıyla dünyanın bağımsız yorumunu yapan kişidir ya da öyle olması gerekir. Günümüzde ise buradaki bağımsızlık aynı dünyanın üzerimizde yaptığı politik, ideolojik dünya görüşsel baskılar karşısında çok sorunlu bir hale gelmiş bulunuyor. Ercan Arslan’ın her türlü yorumun ötesine geçme çabasını bu bağlamda hem bir jest hem de çağımızla ilgili bir semptom, bir belirti olarak anlamaktan yanayım.

Bu noktayı ressamın figür, form ve madde (renk) ile olan ilişkilerinde gösterebiliriz. Nitekim bu tabloların çoğunda figürler adeta kendilerinin her türlü açıklamaya direnişinden, bu direnme gücünden oluşmuşa benziyor. İsterseniz bir yorum yapabilirsiniz, fakat yeni bir bakışta bunun bir yakıştırma olduğunu göreceksiniz. Dolayısıyla imkansız. Kendi sıradan olanakları elinden alınmış resimler bunlar ya da olmak üzereyken durdurulmuş gibiler. Zaman zaman olabilecekleri şeylerin enstantene fotoğrafları gibi kalıyorlar. Başka bir deyişle burada resimler yapılamamış olmalarının resimlerine dönüşüyorlar. Ortaya erken doğumlar, yaratılma öncesi bakışa direnen şekiller çıkıyor. Sanki kendi dönüşümlerini üzerlerine alarak donmuşlar. Yok olmasının eşiğine gelmiş bir dünyada figürler hâlâ kendi uzantılarına tutunuyor ve böyle var oluyor.

Figürden söz ettik, fakat aslında figür de yok artık (en azından bazı resimlerde böyle). Herşey model, torso, taslak, insan görüntülerinde hâlâ eskizin boşluklariını buluyorsunuz. İnsan bedenleri canlı gölgelere, fantomlara, olmamaları gereken bir şeylere geri dönmelerinin boğunç ve huzursuzluğu ile dolaşıyorlar. Dayatan taslak figürü acayip bir şekilde deformasyona uğratıyor. Ortaya oluşun suç üstüleri çıkıyor.

Ressamın yorum ötesine geçme çabası böylece doğrulanmakla birlikte ben özellikle bazı çalışmalarının dışavurumculukla tersten de olsa belki bir ilişki içinde olduğunu düşünmek istiyorum. Ercan Arslan dışavurumcu teknik ve şemaları zaman zaman günümüzde dışavurumun olanaksız hale gelmesini, için dışarıya konmasındaki yasakları, tutukluluğu, buradaki sınırları dile getirmek üzere kullanıyor. Dışavurumcu jest havada engellenip kalıyor, çeşitli olanaklar birbirini durduruyor. Böylece günümüzün toplum yaşamındaki belirsizlik ve çok anlamlılığın sanatın sınırındaki bir yorumla nasıl bir anlamsızlık haline geldiği gösteriliyor.’’

Önay Sözer

. ‘’KURDELE’’
.

8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ

‘’KURDELE’’

20 DEĞERLİ ÇAĞDAŞ SANATÇININ ESERLERİ

GALATEA ART GALERİDE

GALATEA ART GALERİ 04 MART – 31 MART 2015 TARİHLERİ ARASINDA , 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ VESİLESİ İLE OLUŞTURULAN , 20 DEĞERLİ ÇAĞDAŞ SANATÇININ ESERLERİNİN YER ALACAĞI ‘’KURDELE’’ İSİMLİ KARMA SERGİYE EV SAHİPLİĞİ YAPACAKTIR.

‘’KURDELE’’

‘’Bir kadın...Darmadağın olmuş ruhuna ,kurdeleler bağlanmış.Boynuna ,kalbine dolanmış boğuyor...Ayaklarına dolanmış özgürlüğü çalınmış ,beline dolanmış namus olmuş alınmış,satılmış,öldürülmüş...’’

Bir senaryoydu kadının hayatı.Başrollerinde kendinin olduğu,senaryosunun dini ritüellere göre toplumun yazdığı...

Kırda şehirde ,dünyanın ,her köşesinde kadına uygulanan fiziksel,psikolojik,ekonomik...şiddet hep aynı senaryoyla,fakat değişik boyutları ile artarak devam ediyor.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesi ile oluşturulan,kadının kişiliğini,maneviyatını ucuzlaştıran ve basitleştiren düşüncelere karşı ,kadın sorunlarına duyarlı ve bilinçli sanatçıların eserleri ile oluşturulan ‘kurdele’ sergisi 04 Mart 2015 saat 18:00 da Galatea Art Galeride sanatseverlerle buluşuyor.

Sergi ezilen,korkutulan,sessizliğe mahkum edilen tüm kadınlara ses olsun!

Hatice Dönmez

Sanatçılar:

Aylin Çakıner (Fotoğraf),Ayda Aksakal(Heykel),Bengisu Muazzez Kurtuluş (Resim),Bilge Kutlu (Heykel), Demet Güngörür (Heykel) ,Deniz Gökduman (Resim),Deniz Sağdıç (Resim) , Dinçer Güngörür (Heykel) , Elif Zeynep Karagöz (Resim), Nalan Türkeri ( Resim) , Ercan Arslan (Resim) , Gamze Duman (Resim), Gökhan Taş ( Heykel) , Hatice Dönmez (Heykel), Oben Yılmaz (Resim) ,Reşat Ceylan (Resim) ,Sibel Niksarlı (Heykel), Suzan Tümkaya (Heykel),Tolga Boztoprak (Resim),Yeşim Ustaoğlu (Seramik)

Performans Sanatçıları:

Hilal Kuvvet , Seda Çakmaksoy , Sinem Çubuk

. MELİH AKBIYIK
.

MELİH AKBIYIK’IN

‘’ERTELENMİŞ RESİMLER’’ İ

GALATEA ART GALERİ‘DE

GALATEA ART GALERİ 10 ŞUBAT - 28 ŞUBAT 2015 TARİHLERİ ARASINDA MELİH AKBIYIK 'IN '' ERTELENMİŞ RESİMLER''İSİMLİ RESİM SERGİSİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAKTIR.

Melih Akbıyık üniversite döneminde merak saldığı ve hayranlık duyduğu Antik sanat,İkonografi ve mimari sayesinde gezi rehberliği yapmaya başlamış,uzunca bir süre,bu yüzden resim çalışmaları çok ağır ilerlemiştir.Bu sanatçı için bir rahatsızlık değil aksine dostluklarını ve konularını biriktirdiği bir argüman haline gelmiş, çalışmalarına hız ve süreklilik kazandırmıştır.

Hayatından çıkan konular ,durumlar,simalar,diğer hayatlar bariz soyutlamalar ile resmine yansımaya başlamış ve asılda bir buhran durumunda çıkan bu eserler sanatçıyı ürkütmüştür.

Son dönemlerinde herşeyden evvel şiirsel konulara yönelmeye başlamış ve artık kendine hakim olmayı bir duruş olarak seçmiştir.

Melih Akbıyık'ın ''Ertelenmiş Resimler''i 10 Şubat - 28 Şubat 2015 tarihleri arasında Galatea Art Galeri de sergilenecektir.

MELİH AKBIYIK HAKKINDA:

1973 Bulgaristan'ın Razgrad sancağı Ostrovo doğumlu olan sanatçı resimle ,babasının da resim çizmesi sayesinde,küçük yaşlarda tanışmıştır.Razgrad'ta ki okulunun resim bölümüne babasının sayesinde girmiş ve Vasil Kolarov lisesi resim sınıfında iki yıl geçirmiştir.

1989 yılında Ailesi ile Türkiye'ye göç eden sanatçı İstanbul Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi 'ni kazanmıştır.

Tülay Çellek,Saliha Kahraman,Ekrem Kahraman,Selma Ayasbeyoğlu,Oya Tasel ve Gülercan Hacıoğlundan aldığı resim eğitimleri ile 1993 yılında liseden mezun olmuştur.

Aynı yıl Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi resim bölümünü kazanmış,1994 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi resim bölümüne geçiş yapmıştır.

Üniversite yıllarında resimle birlikte Antik Sanat,İkonografi ve mimarlığa merak salan sanatçı gezi rehberliği yapmaya başlamıştır.Halen resim çalışmalarının yanında gezi rehberliğini de sürdürmektedir.

.
.

MSGSÜ GSF MEZUNLARI VE AKADEMİSYENLERİ

"KIŞ ORTASI"

RESİM VE HEYKEL SERGİSİ

GALATEA ART GALLERY 6 OCAK- 23 OCAK 2015 TARİHLERİ ARASINDA MSGSÜ GSF MEZUNLARI VE AKADEMİSYENLERİNDEN OLUŞAN "KIŞ ORTASI" İSİMLİ KARMA SERGİYE EV SAHİPLİĞİ YAPACAKTIR.

Çağdaş sanatı bilimsel yöntemlerle zenginleştirmeyi, öğrencilerinin bu yönde gelişmesine katkı sağlamayı ve sanatsal yapısını evrensel değerlere taşımayı hedefleyen Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi mezunları ve akademisyenlerinden oluşan 12 genç kuşak sanatçının eserlerinin yer alacağı "Kış Ortası" karma resim ve heykel sergisi 6 Ocak-23 Ocak 2015 tarihleri arasında Galatea Art Gallery’de sanatseverlerle buluşuyor.

. O AN–LAR ‘’ Kartpostal Zam-An-lar ‘’

GALATEA ART GALLERY 12 ARALIK–30 ARALIK 2014 TARİHLERİ ARASINDA,‘’O AN-LAR’’ (Kartpostal Zam-An-Lar) İSİMLİ, GALATEAART GALERİNİN KOLEKSİYONUNDAN OLUŞAN, RESİM VE KARTPOSTAL SERGİSİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAKTIR.

Bir zamanlar, Sevgi, özlem, iyidileklerin iletildiği bir iletişim aracıydı kartpostallar...Özel günler de, bir kartpostal seçme telaşına girilir, en iyisi seçilir, en‘özlü sözler‘e, en özlü yazma şekilleri aranırdı. Önce kurşun kalemle yazılır, yanlış yerler düzeltilir, en güzel dolmakalemle üzerinden geçilir, heyecanla postalanır ve yine bir heyecanla cevap beklenirdi.

Ve artık ‘Eskiden......’diye başlayan cümlelerin içinde yerini aldı kartpostallar.

Hayatlar ve an-lar hızlı ve seri ilerlemeliydi.

Sanallaşan iletişim araçlarının ve bununla beraber duyguların,hayallerin içinde , o an-ı-lar da kalmalıydı.

Takvimler hangi günü gösterirse göstersin,samimiyetle başlanan günün her an-ı ,yeni başlar.

Yeni bir yıla gireceğimiz bu ayda eskiye geri dönmek olası olmasa da ,o zamanları yad etmek,özlemek, an-mak,içinde bulunulan an-ları daha görünür hale getirmek adınaeski ustaların ve çağdaş sanatçıların eserlerinden oluşan kartpostallar ve orjinal resimleri 12 Aralık-30 Aralık tarihleri arasında Galatea Art Galeri de sergilenecektir.

.
Melike Turan

MELİKE TURAN İLE

‘’ ŞİFA , BEREKET , ZAFER ‘’ DE

( KUTSAL ZEYTİN AĞACI)

GİZEMLİ BİR SEYEHAT

GALATEA ART GALLERY 4 KASIM – 22 KASIM 2014 TARİHLERİ ARASINDAMELİKE TURAN ‘ IN ‘’ ŞİFA , BEREKET , ZAFER ‘’İSİMLİ RESİM SERGİSİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAKTIR

‘’Greek Mitolojisi başta olmak üzere, zeytin ağacının kutsallığını tanımayan inanç sistemi yoktur. Yüzyıllara damgasını vuran, kutsallığı, şifası, ışığı, zaferi, ölümsüzlüğü, barışı, bereketi simgelemesi ile, toplumsal yaşamın bir parçası olmaya devam eden bu kutsal ağaç Melike Turan’nın gözünden, kalbinden, elinden ve ruhundan kağıda dökülürken, farklı tekniklerle çağdaş bir yorumla karşımıza gelir.

ŞİFA, BEREKET, ZAFER olarak sergiye isim veren ‘’Kutsal Zeytin Ağacı ‘’izleyenleri zaman yolculuğunda buluşmaya davet etmektedir... ‘’

M.S.G.S.Ü. Öğretim Üyesi Çağla Göksu

MELİKE TURAN HAKKINDA:

Melike Turan, 1965 yılında Cenevre Garabet Gazarian Atölyesi’nde resim çalışmalarına başlamış, Türkiye’ye dönüş sürecinde ise 2000’li yıllar itibariyle sırasıyla Dega’da Işıl Özışık, Burhan Özer, Atölye Ka Gökhan Sarpkaya, Tüze Sanatevi Zeynep Sarıoğlu ile Suluboya Resim çalışmalarını gerçekleştirip pek çok karma resim sergisi ve 4 kişisel resim sergi gerçekleştirmiştir.

Son 3 yıl içinde Çağla Göksu ile farklı malzeme teknikleri ile modern resim çalışmalarına imza atan Melike Turan’nın son kişisel sergisinin konusu‘’Zeytin Ağaçları’’ olarak karşımıza çıkar.

Melike Turanın eserlerinde konu edindiği ‘’KUTSAL ZEYTİN AĞACI’’ :

Bilgeliğin Tanrıçası Athene’nin ,ölümlü insanların içinde yaşayacağı ve yeni kuracağı kente armağan olarak getirdiği zeytinağacıpek çok özelliği ile dikkat çekiyordu,meyvelerinden çıkan yağın geceleri aydınlatması,mutfakları lezzetlendirmesi,insanlara şifa dağıtması ile yeni kentin adının Athene olmasını sağlayarak,ağacında kutsallığını sağlıyordu.İslamiyette zeytin ağacı cennetin hayat ağacı olarak taçlanırken Hz.Muhammet’in sembolü oluyor,tanelerinden elde edilen yağıkaranlığın içinde nur gibi ışıldıyor,Yahudi Krallar ve Hristiyan Rahipler onunla kutsanıyor.Dostluğun , barışın ve ölümsüzlüğün simgesi olan zeytin ağacı aynı zamanda yeniden doğuşusimgeliyor.Zafer tanrıçası olan Athena (Nike) zaferle anlatılırken,zeytin ağacı ve baykuş ile özdeşleşir.Antik Çağ’da olimpiyat oyunlarında kazanan oyuncularbaşlarına zeytin dalı takarak şereflendirilirken,Mitoloji’nin güçlü Herkül’ü silahını zaytin ağacından kullanıyor,Hz.Davut,Abşalon’dan kaçarken Kudüs’ün doğusundaki Zeytinlik Dağı’nın yamaçlarına tırmanıyor,Hz.İsa’nın gerildiği çarmıha adını yazdırıyor ‘’KUTSAL ZEYTİN AĞACI’’ .Tanrıların başına taç olarak taktığı zeytin ağacı için Nazım Hikmet , şöyle diyordu :’’Yetmişinde bile zeytin ağacı dik,zeytin ağacı yaşamanın gücünün bütün zorluklara rağmen hayata sıkı sıkı sarılmanın sembolüdür’’.Ve yeniden yeniden doğa bilen, ölümsüz bu kutsal ağaç her daim SANATÇILARIN SEMBOLÜDÜR...

Yaşamla bağımın koptuğu an....Ama daha işim bitmedi,bir müddet daha sizlere evlerde,bahçelerde (üzerinde oturduğunuz sandalyeniz,sehbanız,masanız vs..)beraber olmaya devam edeceğim.Sizlere artık verecek bir zeytinim bile yokken,köklerimde yaşamımı idame ettiremezken,durduramadılar...Çünkü bereketli , ılıman ege toprağıimdadıma yetişti.Bana ilerlemiş yaşımda tekrardan yaşama şansı verdi.Var olmak ,bu topraklarda benimde hakkım.Zarar verilmediği müddetçedallarımın kırılması,kesilmesi yaşamımın devamınıbitirmez.Tekrardan seneler,yüzyıllar boyu gövdemle ısıtır , yaprağımla tedavi eder meyvelerimle besler ve ışık veririm.Ateşe verip yakılmak,yok etmek istenir ama yaşam bağım topraktan yok edilemez,bir yolunu bulup yaşamımı devam ederim .Bu benim bütün zorluklara rağmen sıkı sıkı hayata sarılmamın sembolüdür.....



.

JOHN WREFORD

‘’RAQS SHARQİ’’

(DOĞUNUN DANSI)

FOTOĞRAF SERGİSİ

GALATEA ART GALLERY 14 EKİM – 1 KASIM TARİHLERİ ARASINDA JOHN WREFORD ‘ UN ‘’RAQS SHARQİ’’ (DOĞUNUN DANSI) İSİMLİ FOTOĞRAF SERGİSİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAKTIR

Fotoğraf sanatçısı John Wreford , ''Raqs Sharqi arapçada doğu dansları için kullanılan bir terim, halk arasında Göbek Dansı( oryantal) olarak biliniyor. Raqs Sharqi sanatını fotoğraf aracılığı ile keşfediş hareketin ve duygunun ani buluşması, bölgede ahlaksızlık olarak damgalanmış dansın basmakalıp görüntüsüne meydan okumak. Beden ve alanı ifade eden sanat formunun örtüsünün kaldırılmasının ifadesi olarak çağrıştırıcı görüntülerden oluşan , ritim ve ruhla müziğin karmaşasını paylaşan, aynı zamanda kadınlığı simgeleyen ve genellikle ortantalizm içerisine hapsedilmiş, bir bütüngtgt olarak tanımlıyor.

John Wreford eserlerini 14 Ekim – 1 Kasım tarihleri arasında Galatea Art Galeride sanatseverlerle buluşturuyor.

JOHN WREFORD HAKKINDA:

John Wreford, Suriye Şam’da 2003’ten 2013 yazına kadar yaşamış olan bir foto muhabiridir. Merak ve macera arayışı ile Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türkiye’yi görüntü ve hikaye peşindeyken keşfe çıktı çalışmaları New York Times, Geo Magazine ve Financial Times gibi dünya çapındaki bazı yayınlarda yer aldı. Adaletsizlik kaygısı ve savaşın sonuçlarından müzdarip olanların onuruna dair hassasiyetleri Birleşmiş Milletler Gıda Programı ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği gibi insani yardım kuruluşlarında çalışmasına sebep oldu. 2011’deki Suriye devriminin başlangıcı ile çalışma izninin iptaline rağmen John barışçıl protestoların vahşi bir savaşa dönüşümünü yakından gözlemleyebileceği için kasıtlı olarak Şam’da kalma kararı aldı. Bu zaman zarfında Suriye güvelik servisleri tarafından soruşturma altında tutuldu ve sorgusu tamamlanana kadar ülkeyi terk etmesi yasaklandı, ardından Istanbul’a hareket ettiğinde 2013 yazındaki Gezi Parkı protestoları başlamaktaydı.John Wreford is a British freelance photojournalist who lived in Damascus Syria from 2003 until the summer of 2013. With a sense of curiosity and adventure he has explored the Middle East, North Africa and Turkey in search of images and stories his work has been featured in publications around the globe including the New York Times, Geo Magazine and the Financial Times. Concern for injustice and the dignity of those suffering the consequences of war have resulted in him working with humanitarian agencies such as the United Nations World Food Program and the High Commissioner for Refugees. In 2011 with the onset of the Syrian revolution John made a conscious decision to stay in Damascus although denied permission to work he was able to observe at close hand the decline of peaceful protests into a brutal war. During this time he was placed under investigation by the Syrian security services and denied permission to leave the country until the interrogation was completed, soon after he departed for Istanbul arriving just as the protest were beginning in Gezi Park in the summer of 2013.

Samim Şişmanoğlu “Kıvrımlar” isimli fotoğraf sergisi ile,

05 Haziran – 05 Temmuz 2014 tarihleri arasında Galateaart’ta...

Viyana’da yaşayan ünlü fotoğrafçı Samim Şişmanoğlu’nun “Kıvrımlar” isimli sergisi 05 Haziran- 05 Temmuz tarihleri arasında Galateaart Galeri’de izlenebilecek. Avusturya Kültür Ofisi’nin katkıları ile düzenlenen etkinlikte, Şişmanoğlu’nun 50 kadar fotoğraf çalışması sergilenecek.

Kıvrımlardan önce, deniz dalgaları üzerine Karadeniz’de yaptığı çalışmalarda Leonardo da Vinci’nin “Tufan” ve Japon Ağaçbaskı ustası Hokusai’ın “Büyük Dalga” eserlerinden esinlenen Sanatçı, son yıllardaki çalışmalarını, dalgalardan, kıvrımlar üzerine genişletmiştir. Bunda, Leibniz’in üçgenler üzerine fikirleri ve Barok Resimlerdeki kıvrımların matematiksel ritmle bir harmoniye ulaşılması yorumu, sanatçıyı kumaş kıvrımları üzerine denemelere yönlendirmiş ve son dönem eserleri bu tema üzerine şekillenmiştir.

Samim Şişmanoğlu, son dönem eserlerini gözler önüne serdig#774i “KIVRIMLAR” sergisine, tüm sanatseverleri bekliyor.

Samim Şişmanoğlu Hakkında:

1941 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi’nde Klasik Arkeoloji eğitimini 1974 yılında bitirdi. Aynı zamanda, Etnoloji ve Sosyal Antropoloji eğitimini de tamamladı. Restorasyon eğitimi üzerine aldığı burslarla 1974’te Almanya’ya, 1978 yılında da Avusturya’ya gitti.

1965’te aktif üyesi olduğu Sinematek’te film yapım kurslarına katıldı. 1968 -1970 yılları arasında askerlik görevi sırasında Anadolu’da çektiği fotoğrafları 1971 yılında İtalyan kültür Merkezi’nde, 1972’de Sinematek’te sergiledi. 1978’den itibaren fotoğraf çalışmalarını teknik tarihi ve bilimsel mesleki konular üzerine yoğunlaştırdı.

Sergiler:

1971 İtalyan kültür Merkezi, İstanbul

1972 Sinematek, İstanbul

1978 – 2005 Teknik tarihi üzerine fotoğraf ve mikroskopik çekim çalışmaları, Viyana

2003 Galeri Steigenhaus, Viyana

2003 Romanya kültür Enstitüsü, Viyana

2004 Romanya Kültür Enstitüsü, Viyana

2005 Romanya Kültür Enstitüsü, Viyana

2005 Arkeoloji Müzesi, Mardin

2007 Museums Quartier, Viyana

2009 Vakıflar Bankası, Viyana

2010 Galeri Steiner, Viyana

2012 Galeri Steiner, Viyana

2014 Galateaart Galeri, İstanbul


.

Ercan Arslan “İsyan Et! isimli resim sergisi ile, 14 Mayıs – 04 Haziran 2014 tarihleri arasında Galateaart Galeri’de...

Berlin ve İstanbul’da yaşayan ressam Ercan Arslan’nın 17 senelik döneminden seçki eserlerini kapsayan “İsyan Et!” sergisi, bu özelliği ile bir retrospektif niteliği taşıyor. 50 kadar çalışmanın bulunduğu bu sergi Arslan’nın Galateaart Galeri’de açtığı 3. Kişisel sergisidir.

Son dönem desen ve yağlıboya eserlerinin yanısıra, sanatçının, 90’ların ikinci yarısından da yağlıboya ve kağıt üzeri akrilik resimleri sanatseverlerin karşısına çıkıyor. Ana teması insan olan sanatçının, yarı soyut, figüratif resimlerinde yoğun renk ve boya dokusu göze çarpar.

Sanatçı’nın ürettiği özgün eserler, dolaylı veya dolaysız bugünü veya geçmişi yansıtır. “İsyan Et!” Bu duruşun bir yansımasıdır. Serginin adını taşıyan “İsyan Et!” mutlu olmak için eyleme geçme çağrısıdır.

Ercan Arslan kendisini, tüm varlığı ile Burda, Bugün ve Şimdinin bilincinde, arkaik güçlerin bilinç altına adamıştır. Tanrıların, demonların ve hükümdarların uçsuz bucaksız bilinmedik dünyaları bir bakarsınız, o kadar yakın ve ailevidir ki... Sonra, birden ışık yılı uzaklıkta hissedilir. Sanat ve izleyicisi arasındaki bu interaktif oyun, yaşanan o anı, tamamlar. Yeni ufuklar ve oyun alanları açar. Ve Arslan’ın sanatı bütün duyulara hitap eder. Onu bütün bedenimizle hissederiz.

Ercan Arslan’ın resim dünyasına kendisini kaptıran izleyici fantastik bir yolculuğa çıkar. Sanal dünyalar, kafamızda bağımsızlaşır. Ressamın tuvali ile buluşur.

Böyle güçlü bir sanat herzaman az ve azdı. O anlatılmaz, ama onunla daha sık ve sürekli haşır neşir olabiliriz.

Özgün tarzı ile sanat dünyasında, kuşağının öncüsü olan Ercan Arslan, son 17 senelik sanat serüveninden bir seçkiyi, gözler önüne serdiği “İsyan ET!” sergisine, tüm sanatseverleri bekliyor.

TANJU ÖZIŞIK

24 Nisan – 10 Mayıs 2014 tarihleri arasında Galateaart Galeri’de…

Günlük yaşamda karşılaştığı eğlenceli sahneleri, mizahi bir dille tualine yansıtan Sanatçı Tanju Özışık Galateaart Galeri’de son dönem eserlerini sergileyecek.

Tanju Özışık Hakkında:

1943 yılında Ankara’da doğdu. Ankara Üniversitesi Türkoloji bölümünden 1964 yılında mezun oldu. Çocukluğundan beri resme olan düşkünlüğünü günümüze kadar sürdürdü.

1965 yılında Işıl Özışık ile hayatını birleştiren sanatçı, bugüne kadar 15 kişisel sergi açtı, sayısız jürili ve jürisiz grup sergilerine iştirak etti. Eserleri birçok yerli ve yabancı evlerin ve resmi kuruluşların duvarlarını süslemektedir.

1975 yılında ‘Ankara Sanat Yarışması’ başarı ödülü sahibi oldu. 2002 yılında ise ‘Art League’ özel ödüle layık görüldü.

Objeleri görüldüğü gibi değil, deformasyona uğratarak mizahi bir karakterde kağıt ve tuval üzerine yansıtmaktadır. Boya kullanmında tüplerdeki ana renklerden ziyade, karışımlarla elde ettiği renkleri kullanarak, leke darbeleriyle eserlerini oluşturmaktadır. Eşi ile birlikte yılın 6 ayını Türkiye’de diğer yarısını ise ABD’nin Washington eyaletinde geçirmektedir.

Yusuf Katipoğlu "Dalgaların Sureti" ile 11 Mart - 05 Nisan 2014 tarihleri arasında Galateaart'ta...

Ressam Yusuf Katipoğlu sanatında söz- özgünlük- bilek- renk ve sanatçıyı tanrının elçilerinden olarak tarif eden bir değer.

50 senelik sanat hayatında, yurtiçinde ve yurtdışında 70’e yakın sergi açan Katipoğlu, artık sanatında olgunluk dönemini aşan eserlerini 11 Mart - 05 Nisan 2014 tarihleri arasında, Galateaart Galeri'de izleyicinin beğenisine sunuyor.

Özgün tarzı ile Türk Sanatı’nda, ön sıralardaki yerini kazanmış Sanatçı, klasikleşmiş ve kendi özgün tarzını yansıtan eserlerini paylaşmak adına tüm sanatseverleri sergisine davet ediyor.

Yusuf Katipoğlu Hakkında:

1941 yılında Trabzon'da doğdu. Orta ögrenimini burada tamamladı. 1968'de İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Bedri Rahmi Eyüboğlu Atölyesi Yüksek Resim Bölümü’nden mezun oldu. Akademi'nin Avrupa Burs Sınavı ilk sergisi oldu (1971). Trabzon'da resim öğretmenliği yaptı (1971-1980). 1975'te Trabzon Güzel Sanatlar Galerisini kurdu ve yöneticiliğini üstlendi. Türkiye’de ilk uygulamalarından olan Ergun Kolbek ile Pandomim çalışmalarına katıldı. İsviçreli ressam olan eşi Ursula Soltermann Katipoğlu’ndan iki oğlu var. Deseninin ve fırçasının dünyadaki tek benzeri kendisi olan Yusuf Katipoğlu çeşitli yurt içi ve yurt dışı sergilere katıldı. Sanatta SÖZ – ÖZGÜNLÜK – BİLEK - RENK ve sanatçıyı Tanrının elçilerinden olarak tarif eden bir değer. Ellinin üzerinde kişisel sergi açtı. 1980'den bu yana Kuzguncuk Üsküdar'da yaşıyor ve çalışmalarına devam ediyor.

Sergiler

1971 IDGSA Avrupa Burs Sınavı Sergisi

1975 – 1978 Trabzon Devlet Güzel Sanatlar Galerisi

1977 Taksim Belediye Sanat Galerisi

1979 Galerie Jodok, Isviçre
1981 Taksim Belediye Sanat Galerisi
1982 Turkuvaz Sanat Galerisi, Ankara
1982 Hobi Sanat Galerisi, Istanbul
1983 Turkuvaz Sanat Galerisi, Ankara
1984 Galerie Von Der Klostermauer, St. Gallen Isviçre
1986 Hobi Sanat Galerisi
1987 Galerie Tenne, Isviçre
1988 Hobi Sanat Galerisi
1989 Galerie Baumberg, Isviçre
1989 Galerie Jodok, Isviçre
1989 Grifon Sanat Galerisi, Ankara
1990 Hobi Sanat Galerisi

1990 Siyah Beyza Sanat Galerisi

1991 Hobi Sanat Galerisi
1992 Kaleiçi Sanat Galerisi Antalya
1992 Hobi Sanat Galerisi
1993 Arda Sanat Galerisi, Ankara
1993 Makedonya Kolonisi Davetli Sanatçı sergisi, Makedonya
1994 Ares Sanat Galerisi, Istanbul
1994 Galerie Jodok, Isviçre
1996 Kiziltoprak Sanat Galerisi
1996 Harmony Sanat Galerisi
1996 Dadyadost Sanat Galerisi (Knidos Festivali davetlisi)
1996 Isviçre Konsoloslugu Binasi, Istanbul

1997 İşbankası Parmak Kapı Sanat Galerisi
1998 Galatea Sanat Galerisi, Istanbul

1999 Harmony Sanat Galerisi
1999 Datça Belediyesi S.G.

1999 Gelsenkirchen, Almanya’da Yaşayan Trabzonlular Sergisi
2000 Galerie Project A.L.YC.C. Freiburg, Almanya

2002 Antik Sanat Galerisi

2002 Harmony Sanat Galerisi

2003 Oda Sanat Galerisi

2004 Harmony Sanat Galerisi

2005 Myra Sanat Galerisi

2005 Harmony Sanat Galerisi

2008 Harmony Sanat Galerisi – Ursula Katipoğlu ile

2010 Galatea Sanat Galerisi

2011 Harmony Sanat Galerisi

2013 Harmony Sanat Galerisi

2013 Galatea Sanat Galerisi

2013 Ayvalık Belediyesi Fuaye Sanat Galerisi

2013 Ankara Fırça Sanat Galerisi

2014 Galatea Sanat Galerisi


IŞIL ÖZIŞIK

17 ARALIK -31 ARALIK

GALATEA ART’DA

Resim sanatının usta ismi,Işıl Özışık güncel çalışmalarını

Galatea Art’da sergileyecek.

Suluboya tekniği, çalışma süresi içerisinde kağıt üzerinde devamlı hareket halindedir. Ressamın iradesi dışında mutlu veya mutsuz süprizler hazırlar ve devamlı kontrol ister. Yurtiçi ve yurtdışında 50’nin üzerinde kişisel sergi açan, birçok karma sergiye katılan ve sanatında çeşitli ödüllerin de sahibi olan Işıl Özışık, her biri büyük bir emek ve özveriyle gerçekleştirilmiş sulu boya çalışmalarını sanatseverlerin beğenisine sunuyor.

Sanat çalışmalarını hem Türkiye’de hem de Amerika’da devam eden sanatçının eserleri 17 Aralık – 31 Aralık tarihleri arasında Galatea Art’da gezilebilecek.

SANATÇI HAKKINDA:

IŞIL ÖZIŞIK

1939 yılında Kırklareli'nde doğdu. Orta okul ve lise dönemlerinde Turgut Zaim, Eşref Üren ve Cemal Bingöl’ün öğrencisi oldu.

AÜ Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden 1963 yılında mezun oldu. Arkeolog olarak, Anadolu’nun birçok medeniyet merkezinde kazılara katıldı. Bir dönem reklamcılık sektöründe sanat yönetmenliği yaptı.

Işıl Özışık, gençlik yıllarında gönül verdiği atletizm’de ülkemizi başarıyla temsil ederek ‘sırıkla atlama’ dalında üst üste beş kez Türkiye rekorunun sahibi oldu.

Bütün bunlara paralel olarak tutkunu olduğu resim sanatına ilgisi, merakı ve sevdası artarak devam ettiren sanatçı çeşitli malzeme ve teknikle eserler yapmasına rağmen ülkemizde ‘sulu boya ressamı’ olarak tanınır. Suluboya çalışmanın, önemli bir ayrıcalık olduğu düşünülürse çocukluktan gelen aşırı enerjisini suluboyanın sürat ve aktifliğine yönlendirerek, hatayı hiç affetmeyen bu tekniğin, şeffaf lekelerine egemen olmanın cesareti içinde, sevdasını katarak beslediği özgür eserler yarattığı görülür.

Suluboya tekniği, çalışma süresi içerisinde kağıt üzerinde devamlı hareket halindedir. Ressamın iradesi dışında mutlu veya mutsuz süprizler hazırlar ve devamlı kontrol ister. Teknik olarak örtücü bir karaktere sahip olmadığından, yağlıboyadan daha mücadeleci bir performans hazırlar ressama. Özışık, suluboyanın bu özelliğine yorumcu bir çizgiye ulaştırarak empresyonist bir yönde geliştirmiş, objenin ve objelerin sanatçıda uyandırdığı izlenimlerini kağıt ve tuval üzerine mükemmel bir şekilde aktarmıştır.

Işıl Özışık 1963-2010 yılları arasında yurtiçi ve yurtdışında 50’nin üzerinde kişisel sergi açmış, birçok karma sergiye katılmış ve çeşitli ödüller almıştır. Ulusal ve uluslararası birçok koleksiyonda resimleri bulunan sanatçının aldığı bazı ödüller

1972 ‘Türkiye Suluboya Resim Yarışması’ 2.lik Ödülü

1974 amp 1976 ‘’Ankara Sanat Grafik Yarışmaları’ Başarı Ödülü

1980 ‘Sanatçılar Kulübü’ Kuşağının en Başarılı Suluboya Ressamı Ödülü

1992 - 2000 ‘The Art League American Lanscape’ Sergi Büyük Ödülü

Işıl Özışık çalışmalarını halen ABD ve Türkiye’de devam ettiriyor.


Türkan Yıldız "ALEGORİK" 26 Kasım - 13 Aralık 2013 tarihleri arasında Galateaart Galeri'de...

Türkan Yıldız genellikle tual üzeri yağlıboya ve çeşitli ölçülerde çalışır. Canlı renkler ile pastel renkleri bir arada kullanarak figüratif kompozisyonlar oluşturur.

Eserlerine isim vermemeyi tercih eden sanatçı, bunu şöyle özetlemektedir. “Resimlerimde, bilinçaltı evrenimin heyecan ve umutlarını, doğasal motiflerden hareketle, sanatın imkanları dahilinde dışa yansıtmaya çalışıyorum. Olmasını ve yapmak istediklerimin resmini yapıyorum.”

SETTAR BİRECİKLİGİL

GALATEA ART’DA

2005 yılında Gaziantep GRT televizyonu tarafından “Yılın Sanatçısı” seçilen Settar Birecikligil’in kişisel sergisi, 07 Kasım – 22 Kasım 2013 tarihleri arasında Galatea Art’ta.


Sanatçı bu üç döneminde de, eşyanın estetiğine bağlı kalmayı öncelikli kılan bir anlayıştan yola çıkmıştır. Sanatçıya göre, estetik anlatım hep ön plandadır. Var olan herşeyin kendiyle birlikte var olan estetiğine inanılır ve o araştırılır. Bu anlayışla, anlatımda hikaye ya yoktur, ya da arkalardadır. Ancak birinci ve ikinci dönem çalışmalarda acı, hüzün gibi sanatçının duyguları ve heyecanı hissedilir. Sanatçıya göre, estetiği, anlık duygulardan da arındırmak gerekir. Üçüncü dönem işlerde bu arındırma amaç edilmiştir. Sanat eserinin ömrünü uzun tutan, ucuz hikayeci anlatım ve anlık duygulardan soyutlanmış olmalarıdır.

Sanatçının eserleri 07 Kasım – 22 Kasım 2013 tarihleri arasında Galatea Art’da sanat tutkunlarının beğenisine sunuldu.

Gülercan Hacıoğlu "NEWS" 26 Eylül - 12 Ekim 2013 tarihleri arasında Galateaart Galeri'de...

Haberlerin hızlı değişiminin yaşamımız üzerinde olan etkisi ve hayatımızın ayrılmaz bir parçası olması, bu resimlerin temelinde yatan öyküdür.

“NEWS” güncel medya haberlerinden yola çıkarak, kağıt üzerine mürekkep ve tual üzerine yağlıboya ile oluşturulmuş betimlemelerdir.




"ÖZGÜR GEZİ" KARMA FOTOĞRAF SERGİSİ 02 - 19 TEMMUZ 2013


Gezi parkındaki halk hareketinin ve yansımalarının Türk fotoğraf sanatının 28 ustasınca belgelenmesi ve basında çıkan anonim olarak adlandırdığımız fotoğraflardan oluşan sergimiz 02 Temmuz 2013 saat 18:00’de Asmalımescit Mahallesi, Sofyalı Sokak, No:13/3 Tünel adresindeki GALATEA SANAT GALERİSİ’NDE açılıyor.

Sergi süresince Sadık Demiröz kısa filmi “Resolution” ve Timurtaş Onan fotoğraf gösterisi “İreli Demokrasi” gösterimi yapılacaktır.

Özgür düşünce, sanatın beslendiği en önemli kaynaktır. Bazen, kendi halinde sessizce akar bazen de, büyük nehirler çağlayanlar oluşturur. Ama bu kaynak, hiç kurumaz.

SELAM OLSUN GEZİ ÇAĞLAYANINA VE SULADIĞI TÜM NEHİRLERE...

SELAM OLSUN UĞRUNDA CANINI VEREN CANLARA...

SELAM OLSUN TÜM DOSTLARA...

Galateaart

Katılan Sanatçılar:

1- Ahmed Hadrovic

2- Ali Borovalı

3- Ali Öz

4- Barış Acarlı

5- Berkay Gülüm

6- Cemil Ağacıklıoğlu

7- Cengiz Karlıova

8- Çerkez Karadağ

9- Emin Özmen

10- Engin Güneysu

11- Gültekin Çizgen

12- Haluk Uygur

13- İbrahim Göksungur

14- İbrahim Zaman

15- İzzet Keribar

16- Mehmet Bayhan

17- Mehmet dilci

18- Onur Gökkuş

19- Osman Ürper

20- Sadık Demiröz

21- Selahattin Sevi

22- Sema Köseoğlu Karlıova

23- Sinan Bükey

24- Timurtaş Onan

25- Veysel Çolak

26- Yasin Akgül

27- Yusuf Aslan

28- Yusuf Tuvi

GÜLSEREN SÜDOR - "ÖZGÜRLÜK ÜZERİNE ALERGORİLER"

02-24 MAYIS 2013

Sanatçının güncel çalışmalarının yer alacağı sergi için Gülseren Südor “Her canlının doğduğu andan itibaren evrenin düzenine ayak uydurabilmesi için sahip olması gereken özgürlüklerin, özellikle aklının yönetiminde olan insanlar için çok önemli olduğuna inanarak Bu sergimin konseptini “Özgürlükler Üzerine Alegoriler” olarak saptadım.” diyor ve devam ediyor:

“Son kişisel sergimi açtığım üç yıl öncesi ve sonrasında sanatsal kancamı ve enerjimi insanı yaşamsal şaşkınlıktan kurtaran, yolunu aydınlıkta bulmasını sağlayan özgürlük kavramına takıp yönelttim. Özgürlük kısıtlamalarının ruhun doğa ile çelişkisi olduğunu bildiğimde, özgürlükleri ifade etme yolunda başrolü erkek egemen toplumlarda özgürlükleri kısıtlanan kadınlara verdim.

“Doğaya aykırı olarak, kadınlara dönük bir tür sözü ve özü ortalıkta gözükmesin düşüncesi ile paketlenip rafa kaldırma eylemlerine, diretmelere dikkat çekmek üzere resimlerimi oluşturdum. Diğer yandan da resimlerimde uzun yıllardır vazgeçemediğim tüm dünyada özgürlüğün simgesi olan kuşları, kah özgürce tek başlarına gökyüzünde süzülürlerken, kah kanatlarını kadınlara ödünç vermiş halleri ile kullandım. Ama en önemlisi yine özgürce yaşamın kendileri için alıp-verdiklerini izleyen kadınları, en doğal halleri ile yani çıplak olarak resmettim ki saklanacak, gizlenecek doğa dışı bir yanları olmadığını izleyenler görsünler diye.”

Gülseren Südor Hakkında:

1945 yılında doğdu. 1970 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Bedri Rahmi Eyüboğlu Atölyesi'ni bitirdi. 1970- 1974 tarihleri arasında çalışmalarını İtalya’da sürdürdü. Yurtiçi ve yurtdışında çok sayıda kişisel sergiler açan, Biennal, triennal, ve sanat fuarlarına ve önemli karma sergilere katılan sanatçı, halen çalışmalarını Türkiye ve İtalya arasında sürdürmektedir. Yapıtları çeşitli özel koleksiyonlarda ve müzelerde bulunmaktadır. İstanbul Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü Resim Atelyeleri öğretim görevlisi, İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Plastik Sanatlar dersi öğretim görevlisi, İtalyan lisesi resim, teknik eğitim, ve sanat tarihi öğretim görevliliğinde bulundu. Temel Tasarım kitabını yazdı. Yurtiçi ve yurt dışında 60 kişisel sergi açtı.

YUSUF KATİPOĞLU - SELAM OLSUN BENDEN


GALATEA ART GALLERY, 2 – 26 NİSAN TARİHLERİ ARASINDA, YUSUF KATİPOĞLU’NUN “SELAM OLSUN BENDEN” İSİMLİ RESİM SERGİSİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK

Ressam Yusuf Katipoğlu’nun, “Selam Olsun Benden” adlı sergisinde tüm resimler birer deniz: Sanatçının resimlerindeki Trabzon, tekneler hatta insanlar ve kuşlar bile dalgadan... Ressam Yusuf Katipoğlu’nun, “Selam Olsun Benden” sergisi, 2 – 26 Nisan tarihleri arasında Galatea Art Galeri Asmalımescit’te gezilebilecek.



HALUK UYGUR - PORTFOLYOLARIM

Genellikle siyah beyaz foto-röportaj tarzında fotoğraflarıyla tanınmasına rağmen, S. Haluk Uygur bu sergiye 2 renkli portfolyo ile katılmayı tercih ediyor. Sanatçının bu tercihi, son zamanlarda fotoğrafın ve tabi ki sanatın teknik bir konuyla (örneğin renk) sınırlanmasını sorgulamayı hedefliyor. S. Haluk Uygur, bu sorgulamaya izleyicilerin de katılmasını arzulaması nedeniyle de 2 renkli portfolyonun kenarına bir de siyah beyaz demet yerleştirmeyi uygun buluyor.

Sanatçının 19-30 Mart tarihleri arasında Galatea Art Gallery’de gerçekleşecek sergisinde sorguya sunduğu diğer bir konu da sanat disiplinleri arasındaki etkileşimden fotoğraf dünyasının ne kadar etkilendiğidir. Bu yüzden günümüzün en önemli kaligrafi ustalarından biri olan, Anıtkabir'in hatlarını da yazmış Etem Çalışkan Usta ile ortak çalışmalar yürütmektedir.

Sergide izleyeceğiniz portfolyoların ilki, Karacaoğlan'a adanmış bir seridir. “Torosların Nadide Çiçeği” adını taşıyan ve makro fotoğraflardan oluşan serinin bir kısım işlerine Etem Çalışkan, Karacaoğlan dizelerinden oluşan kaligrafik eklemeler yapmıştır. Bu emek aynı zamanda, çoğaltılabilme özelliğine sahip fotoğrafik eserlerin biricikleştirilmesi gayretidir.

İkinci portfolyo ise “Doğanın estetiği” adını taşımaktadır. Bu çalışma doğadan seçilerek alınmış parçaların, estetik bir öykünün nesnesi haline gelip gelemeyeceğinin denenmesidir. Bir anlamda “Doğa mı güzel, yoksa onu güzelleştiren sanat mı?” sorusunun tartışılmasıdır.

Üçüncü portfolyo yukarıda da bahsedildiği gibi siyah-beyaz. Bir siyah-beyazcı olarak bilinen fotoğrafçı, açmış olduğu bir sergi sırasında çocuk sayılabilecek kadar genç bir delikanlının, ”Niçin siyah beyazda ısrar ediyorsunuz, yoksa renklerin yaratabileceği karmaşayı ayıklamayı mı beceremiyorsunuz?” diye sormasını ciddiye alarak en azından bir müddet renkli çalışmaya karar verdiğini söylemektedir.

Dolayısıyla bu sergide onun siyah beyazları ile renklilerini beraber görerek bu sorunun cevabını birlikte arama şansını yakalayabileceksiniz.


.

İBRAHİM ZAMAN - YANSIMALAR II

Eserlerinde ışığı büyük bir ustalıkla kullanan ve yakın çevresinde “Işığın Efendisi” olarak adlandırılan fotoğraf sanatçısı İbrahim Zaman, “Yansımalar II” adlı fotoğraf sergisini Galatea Art’da gerçekleştiriyor.

Sanatçının güncel çalışmalarından oluşacak bu önemli sergi, 1-15 Mart tarihleri arasında Galatea Art Gallery Asmalımescit’de gezilebilecek


.
SEYİT MEHMET BUÇUKOĞLU - RETRO

Galatea Art Gallery, 5-27 Şubat 2013 tarihleri arasında Seyit Mehmet Buçukoğlu’nun “RETRO” adını taşıyan resim sergisine ev sahipliği yapıyor.

İngilizcede geçmiş, geçmişe doğru, geçmişin izini taşıyan gibi anlamlarıyla RETRO terimi sanatçının sergisinde yer alan İstanbul’a ait eski tarihi yapılar, bu yapıların efsaneleri ya da hikayelerinden yola çıkışlı panoramik bir sunumun dışında görsel algının da sınırlarını zorlayan bir tavrı içinde barındırıyor.

Kültürel anlamda unutulmuş, eskiyen ya da bilinmeyen yönleriyle bu yapılar ya da kalıntılar yeniden benimsetilmek ve farkındalık yaratmak amacıyla sanatçının tuvallerinde yeniden şekilleniyor ve varlıklarını sürdürüyorlar.



MİNE TUDUN - GÖRDÜKLERİM

Yağlı boya, karışık teknik ve gravür çalışmalarının ardından, son dönemde suluboya çalışmalara ağırlık veren sanatçı Mine Tudun, yeni sergisi “Gördüklerim” ile Galatea Art’da sanatseverlerle buluşuyor.

Sanatçının, “Gördüklerim” adlı kişisel sergisi 10 Ocak – 1 Şubat 2013 tarihleri arasında Galatea Art, Asmalımescit’te gezilebilecek.


İ

.

NİLGÜN TÜZÜNTÜRK - MARIA MAGDALENA 2


Nilgün Tüzüntürk'ün 'Maria Magdalena 2' isimli sergisi 12 Aralık - 04 Ocak 2013 tarihleri arasında Galateaart Sanat Galerisi'nde gezilebilir.

IŞIL ÖZIŞIK ve TANJU ÖZIŞIK


TANJU ve IŞIL ÖZIŞIK'ın 'İZLENİMLER' isimli sergisi
15 Kasım - 07 Aralık 2012 tarihleri arasında Galateaart Sanat Galerisi'nde gezilebilir.



.
ERCAN ARSLAN - ÖTEKİ

Ercan Arslan'ın 'ÖTEKİ' isimli sergisi 17 Ekim - 9 Kasım 2012 tarihleri arasında Galateaart Sanat Galerisi'nde gezilebilir.

Ercan Arslan için resim bir ihtiyaçtır. Yaşamın karmaşıklığını anlayabilmesi için bir araçtır. Yaşam o kadar karışıktır ki, onu anlamak için herkes kendince bir dil geliştirmiştir. Kimi koşar. Kimi yazar. Kimi türkü söyler. Arslan’ın kendisini ifade biçimi ise görseldir. Resim yapmak onun dış dünyayla olan ilişkisinin bir ifadesidir. Resim yapmak nefes alıp vermek kadar önemlidir.

Ercan Arslan için ürettiği bütün çalışmaları bir bütündür. Çalışmalarında çok farklı malzemeler kullanan Arslan’ın amacı farklı malzemelerle kendini, dolayısıyla dış dünyayı nasıl algıladığını anlatmaktır. Arslan’ın tek kaygısı üretmektir, kendini anlatmaktır.

ADİL SALİH - ÇEŞİTLE-MEM

Adil Salih'in "Çeşitle-mem" isimli sergisi 22 Mayıs -9 Haziran 2012 tarihleri arasında Galateaart Sanat Galerisi'nde gezilebilir.
Özgeçmiş:1965 Trabzon doğumlu olan sanatçı, ilk kişisel sergisini 1981 yılında açtı.Köln Akademisi’nde misafir sanatçı olarak eğitim gördü.Yurt içi ve yurt dışında birçok ödülü ve çok sayıda kişisel sergisi olan sanatçının birçok karma sergide de yapıtları yer aldı. Eserleri çeşitli koleksiyonlarda bulunmaktadır. Sanatçı çalışmalarını İstanbul- Kadıköy’Moda’daki atölyesinde sürdürmektedir.
Açılış:22.Mayıs 2012 salı Saat:18:00-20:00
ERCAN ARSLAN - LOST IN COLOR

Ercan Arslan için resim bir ihtiyaçtır. Yaşamın karmaşıklığını anlayabilmesi için bir araçtır. Yaşam o kadar karışıktır ki, onu anlamak için herkes kendince bir dil geliştirmiştir. Kimi koşar. Kimi yazar. Kimi türkü söyler. Arslan’ın kendisini ifade biçimi ise görseldir. Resim yapmak onun dış dünyayla olan ilişkisinin bir ifadesidir. Resim yapmak nefes alıp vermek kadar önemlidir.
Ercan Arslan için ürettiği bütün çalışmaları bir bütündür. Çalışmalarında çok farklı malzemeler kullanan Arslan’ın amacı farklı malzemelerle kendini, dolayısıyla dış dünyayı nasıl algıladığını anlatmaktır. Arslan’ın tek kaygısı üretmektir, kendini anlatmaktır.
Ercan Arslan'ın, "Lost in Color" sergisi 24 Nisan -18 Mayıs 2012 tarihleri arasında Galateaart Sanat Galerisi'nde gezilebilir.
KERİM YETKİN

Son yıllarda Türk Modern Resim Sanatında kendine özgü teknigi ile sanat çevresinin ve koleksiyonerlerin dikkatini çeken başlıca genç ressamlarından.Yeni nesil soyut ,dışavurumcu ve non figüratif akımın temsilcilerinden olan Kerim Yetkin, kendi tarzını, duruşunu ve dünyaya bakış açısını tuvaline firça kullanmadan kendi geliştirdiği tekniği ile yansıtmaktadır. Özgün ve yenilikçi tarzı ile kendi tekniğini bir sonraki aşamaya taşıyarak her bakışta farklı anlamlar kazanan kompozisyonlarında kendi dünyasını somutlastırırken , bir yandan da soyut olanı eleştirmektedir.
Merakla beklenen ikici kişisel sergisinde, Yetkin yeni bir sanatsal yaklaşım ve farklı bir koleksiyon ile karşımıza çıkıyor. Eserlerinin vurgusunu, tuval üzerinde hayatın katmanlarını yansıtma kavramıyla özetleyen sanatçı, kazıma, yıpratma ve eskitme tekniğini bir sonraki aşamaya taşıyarak tuvalin sınırlarını aşan yoğun dokulu boya patlamaları ile her bakışta farklı bir anlam kazanan renklerin üç boyutlu algı yaratan kompozisyonlarını sergiliyor.
Kerim Yetkin’in ikinci kişisel sergisi 22 Mart -14 Nisan 2012 tarihleri arasında Galateaart Sanat Galerisi'nde sanatseverlere açılıyor.
GÜLERCAN HACIOĞLU - GECE BEKÇİLERİ

“Gece bekçileri, zamanı geldiğinde devreye girer çünkü gece savunmasız,daha korumasız ve kaybolmaya daha yakındır.Kavram olarak her ne kadar sembolik olsada...korunması gereken herşeye karşı bekçilere ihtiyaç vardır...!"
Sanatçı GÜLERCAN HACIOĞLU’nun “GECE BEKÇİLERİ”temalı resim sergisi 25 Şubat -20 Mart 2012 tarihleri arasında GALATEAART SANAT GALERİSİ'nde sanatseverlerle buluşuyor.
KÜBRA ERGİN HALHALLI - SİLERİM BÖYLE AŞKIN IZDIRABINI

1982 yılında Şanlıurfa'da doğan Kübra Ergin Halhallı, 2004 yılında Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü’nden mezun oldu. 2005–2006 öğretim yılında Avrupa Birliği Eğitim Komisyonu Erasmus Programı kapsamında öğrenim bursu kazanarak, Almanya, Köln Üniversitesi’nde 6 aylık bir dönemde araştırmalarda bulundu. 2007'de Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Resim Anasanat Dalından Yüksek Lisans Derecesi Aldı. 2008 yılında aynı enstitüde sanatta yeterlik programına başladı.
2006-2008 yılları arasında Harran Üniversitesi, Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, 2008 yılından bu yana da Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünde araştırma görevlisi olarak çalışmalarına devam etmektedir.
Yurtiçi ve Yurtdışında yarışmalı ve karma sergilere katılmış, bazı koleksiyonlarda resimleri bulunan sanatçının 4. kişisel sergisi olan ve "Yazgısını kendi eliyle silen insanın bunun bir aşk hikayesi olduğunu düşünmesine karşılık, bilinmelidir ki, serginin konusunun “her şey” olabilme ihtimali varken, “bir aşk hikayesi” olma ihtimali kesinlikle yoktur" diye nıtelendirdiği "SİLERİM BÖYLE AŞKIN IZDIRABINI" 7 ŞUBAT 2012- 24 ŞUBAT 2012 tarihleri arasında GALATEAART SANAT GALERİSİ'nde sanatseverlere sunulacaktır.
GİZEM BENTÜRK VE TARA DEMİRCİOĞLU - ÖZDE"Ğ"İŞİM
Gizem Bentürk ve Tara Demircioğlu'nun ilk sergileri olan "ÖZDE"Ğ"İŞİM" adlı fotoğraf sergisine Galateaart Sanat Galerisi ev sahipliği yapmaktadır. Tara Demircioğlu'nun hayatın içinden yakaladığı anlar ile “ÖZ”, Gizem Bentürk'ün "ÖZ"’ü alıp konsept ağırlıklı fotoğraflarında “DEĞİŞİM”’e uğratmasıyla “ÖZDE”Ğ”İŞİM” ortaya çıktı. Birbirlerinden çok farklı tarzları olan ikilinin bir araya geldiği geldiği fotoğraf sergisi 10 OCAK 2012- 3 ŞUBAT 2012 tarihleri arasında Galateaart Sanat Galerisi'nde gezilebilir.
NEREN ALPAR - DÜŞ ZAMANI/ZAMANIN DÜŞÜ

Neren Alpar, 14 Aralık - 6 Ocak tarihleri arasında gerçekleşecek olan kişisel sergisi Galateaart Sanat Galerisi’nde sanatseverlere sunulacaktır.
GÜLFİDAN ÖZMEN - GÖRSEL HAFIZA

Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve cam tasarım mezunu olan Gülfidan Özmen 1999 yılından beri eserlerini cam ile oluşturmaktadır. Bir çok karma sergiye katılan sanatçının 3. kişisel sergisi 15 Kasım - 9 Aralık tarihleri arasında Galateaart Sanat Galerisinde sanatseverlerin beğensine sunulacaktır.
BİRBİRİNDEN...

11.EKİM-11.KASIM KARMA SERGİ "BİRbiRinden..." GALATEA ART SANAT GALERİ'SİNDE SANATSEVERLERİN BEĞENİSİNE SUNULMUŞTUR. SANATÇILAR ,ASLIHAN KAPLAN BAYRAKÇAĞDAŞ ŞAHİNGÜLİSTAN KARAGÜZEL SİBEL KIRIK'ın BİRBİRİNDEN FARKLI YAĞLI BOYA,DİJİTAL BASKI,AKRİLİK ve KARIŞIK TEKNİKLERDEN OLUŞAN SERGİ GÖRÜLMEYE DEĞER.
EŞ-AN-LAMLILAR

Yazılışları farklı anlamları aynı sözcükler gibi farklı yansımalarla aynı anlamlara yolculuk yapan eserler “Eşanlamlılar” karma resim ve fotoğraf sergisinde bir araya geliyor.Birbirlerinden tamamen bağımsız yaratılış süreçlerinden geçmiş ve aynı şekilde ortaya çıkış amaçları da birbirlerinden bağımsız olarak düşünülmüş fotoğraf ve resimlerin eşleştirilmesiyle ortaya çıkan uyum ve ahenk 7 Haziran- 2 Temmuz tarihleri arasında GaleteaArt’da sergileniyor. Türkiye’nin önemli resim sanatçıları Devrim Erbil, Muzaffer Akyol, Tülin Onat, Ahmet Güneştekin, Vedat Örs, Ekrem Kahraman, Bahri Genç, Çiğdem Erbil, Berk Demirok tarafından resmedilen eserlerin Ozan Sağdıç, Coşkun Aral , İzzet Keribar, Çerkes Karadağ, Merih Akoğul,Reha Bilir, Ali İhsan Gökçen, Ekin Onat von Merhart ve Yusuf Sevinçli’nin fotoğrafları ile buluşması aynı anlamların iki farklı sanat dalıyla ifade edilmesinden doğan bütünlüğü gözler önüne seriyor.
HAYVAN HAKLARINI SANATLA SAVUNUYORUZ

Kendi doğasına uygun şartlarda yaşama ve ölme hakları göz ardı edilen hayvanların haklarını sanatla savunuyoruz! Türkiye’nin önemli resim ustaları ve genç kuşağın başarılı temsilcilerinin katılımı ile gerçekleşecek “Hayvan Haklarını Sanatla Savunuyoruz” başlıklı karma sergide sanatseverler hayvan temalı resim ve heykeller ile buluşacak. Türk resim ve heykel sanatının değerli isimleri, kendilerini savunma hakkından mahrum bırakılarak barbarca muamelelere maruz kalan tüm hayvanların yaşam haklarına saygı göstermek amacıyla “Hayvan Haklarını Sanatla Savunuyoruz” karma sergisinde bir araya geliyor. Yapıtlarıyla olduğu kadar hayvan haklarına verdikleri destekle de dikkat çeken sanatçıların, tamamı hayvan temalı eserlerinden oluşan sergi, 05-29 Nisan 2011 tarihinde Galatea|art’da sanat ve hayvan severlerle buluşacak. Serginin küratörlüğünü Neyran Günüçer, sanat yönetmenliğini ise Murat Havan üstleniyor. Resmin ustaları ve genç yeteneklerin heyecanı hayvanlar için birleşiyor Sergide, Türk resminin önemli isimleri Bedri Baykam, Ergin İnan, Erol Eti, Selahattin Aydın, Murat Tolga, Ahmet Sarı ve Murat Havan’ın hayvan temalı resimlerine yer veriliyor. Rıfat Koçak ve Berk Demirok'un hayvan heykelleri ve Cem Güçlüer'in camdan hayvanları da sergi kapsamında beğeniye sunulacak. Serginin geliri hayvanların daha iyi şartlarda yaşamasına hizmet edecek Sokak ve barınaklarda, hayvanlara yapılan vahşete dikkat çekmek ve günlük hayatımızın ayrılmaz parçası olan hayvanların korunması adına düzenlenecek sergi HAYTAP Hayvan Hakları Federasyonu desteği ile sunuluyor. Sergide yer alan eserlerin satışlarından elde edilecek gelir ile belirlenen bölgelerdeki yardıma muhtaç hayvanların ihtiyaçlarının karşılanmasına destek verilecek.
URSULA SOLTERMANN KATİPOĞLU

“Manzaranın soyut ressamı” olarak tanımlanabilen sanatçı çalışmalarına uzun senelerdir Türkiye’de devam ediyor. Çalışmalarında iki konu birbirini tamamlıyor Anadolu’nun ovaları ve dağları onun tuvalinde form ve renkte bir ritim ve devamlılığa dönüşürken diğer konu olan şehir ile bir zıtlık oluşturuyor. Tuvalde şehir ile beraber, resimlerin sadeliği ve dinginliği yerini sivri formlara ve dinamizme bırakıyor. 8 Mart – 1 Nisan tarihleri arasında Galatea Sanat Galerisinde gerçekleşecek olan sergide, sanatçının yeni çalışmaları sanatseverlerlerin beğenisine sunuluyor.
ADNAN YALIM

Galatea Sanat Galerisi 8 Şubat - 4 Mart tarihleri arasında Ressam Adnan Yalım'ın kişisel sergisine ev sahipliği yapmaktadır. Adnan Yalım’ın son resimleri, sanatçının yıllardır yakın durduğu pop biçimselliği ve erotizm anlamsallığı üzerinden sorgulamalarına devam ediyor. Pop sanatın biçimsellikleri demek, aslında gerek sanatçı, gerekse genel anlamdaki birey boyutunda özgürlük anlamı taşımaktadır. Sanatçının kullandığı ve erotizm özdeşi olan kadın figürleri, sadece erotik yanlarıyla dikkat çekmemekte, yanı sıra başı dik, iddialı kadın düşüncesinin de temsilini yapmaktadır. Resimlerde kadının dişiliğini ön plana çıkarmak salt erotizm açısından değil, dişisellik filozofisi bağlamında da irdelenebilir. Bu, bir anlamda çoğaltma ve üreme mantığı üzerinden sorgulanmak istendiğinde de, sanatçının, sadece erotizm ve kadın olgularını üstelik ilişkili olarak ele almadığını da ortaya koyar. Sanatçının gerçekten neyin temsilini, nasıl bir varlık ve zaman ilişkisi boyutunda sorguladığını ve izleyiciyi bilinçli ikilemlere sürükleyerek, buradan elde ettiği çelişkili durumlarla, kadının anlamsallığını iyice sorgulamaya aldığını ve konuya parodoksal baktığını da görmekteyiz. İşte bu paradoksal yapılanma, Adnan Yalım resimlerinin özüdür.
BODİL ÖRS

Danimarka’nın Odder şehrinde doğdu. 1964-65 yılları arasında Paris Sanat Akademi’sinde, 1965-71 yılları arasında Kopenhag Kraliyet Sanat Akademi’sinde, 1967-69 yılları arasında Polonya Krakov Sanat Akademi’sinde, 1971-74 yılları arasında İstanbul Güzel Sanatlar Akademi’sinde sanat eğitimi aldı. 1980 – 1982 yılları arasında Fas ve Mısır’da sanatsal araştırma ve incelemelerde bulundu. 40’ın üzerinde kişisel sergi açan sanatçının katıldığı bazı grup sergileri B. Rahmi Atölyesi sergisi İzmir Resim Heykel Müzesi,Antalya Duvar Resimleri Sempozyumunda 30 metrekarelik duvar resmi Ovalen Grubuyla Den Frie Sergi, Arhus Kunstbygning, Danimarka Türkiye Esintileri Sergisi, Hjorning, Holstebro ve Randers Müzeleri Sanatçı çalışmalarına Iasos ve Danimarka’daki atölyelerinde devam etmektedir.
3 SANATÇIDAN 3 AYRI TEKNİKTE RESİM SERGİSİ

Galatea Sanat Galerisi Kasım ayında İstanbul dışından gelen üç genç sanatçıya ev sahipliği yapmaktadır. 9 Kasım – 4 Aralık 2010 tarihleri arasında gerçekleşecek olan karma sergide Eskişehir’li sanatçı Kübra Ergin Halhallı desen tadında renkli, ekspresif işlerini, İzmir’li sanatçı Olcay Kuş, tuvale aktardığı karışık teknikte kuvvetli figürlerini, ve Paris’li sanatçı Rüveyda Koyuncu Colombin sembolik hikayelerden oluşan gravürlerini sunmaktadır. Galateaart bu sergide, üç ayrı şehirde yaşayan ve çalışan sanatçıların insan figür yaklaşımlarındaki çeşitliliği sergiliyor.
YAHŞİ BARAZ KOLEKSİYONU SERGİSİ

Yahşi Baraz, koleksiyonunda bulunan birçok değerli isimden birkaçını sanat severlerin yakından bildiği bir adres olan GATEAART 'ta 10 Ağustos - 20 Eylül tarihleri arasında izleyicisi ile buluşturmaya hazırlanıyor. İstanbul 2010 yılının sıcak yazında sanata ara vermeyenlerin sıcak ilgisi ile açılacak olan sergide , Türkiye 'nin değerli birçok isminden birkaçını bir arada izleyebilirsiniz. Sergide eserleri yer alan sanatçılar : Adnan TURANİ Ali ATMACA Burhan DOĞANÇAY Cemal BODUR Işıl ÖZIŞIK Zeki Faik İZER Edip Hakkı KÖSEOĞLU Ergin İNAN Erol AKYAVAŞ Faruk CİMOK İsmail ACAR Kemal ÖNSOY Maria Kılıçlıoğlu BARAZ Mehmet GÜN Memduh KUZAY Turan EROL Hüsamettin KOÇAN Küratör: Duygu UYAR
İSTANBULLA YÜZLEŞME / YÜZ ÇAĞDAŞ İSTANBUL GRAVÜRÜ

Ayrı kuşaklardan 40’a yakın sanatçının İstanbul’la yüzleşmesi bir kapak altında toplandı. İstanbul’ lu sanatçılar kalıplarına (çinko, bakır, linol, tahta vb.) çelik kalemleriyle İstanbul’a sevgilerini, umutlarını, sitemlerini, kaygılarını, korkularını oydular. Ona dışarıdan bakan bir yabancının gözüyle değil, onu içinde taşıyan, onun içinde yaşayan sanatçı duyarlıklarıyla. En büyükleri 37, en küçükleri 87 doğumlu, İstanbul’un dününe ve bugününe gençlikleriyle tanık olanlar, İstanbul için yazdılar, kazıdılar. İstanbul’un bahar bahçe suyun iki kıyısında yerleşimin oldukça sınırlı olduğu, o anıtsal kapısı Haydarpaşa’yla Anadolu’ya açılan 50’li yıllarında genç olan, 60’larda 70’lerde, üniversitelilerin, işçilerin, yazarların, çizerlerin, düşün adamlarının yaşadığı cumbalı evlerde oturanların apartman sevdasına tutuldukları, cumbalardaki sardunyaların yerini balkonlardaki tv antenlerinin aldığı döneminde genç olanlar, 80’lerin her yönden savurguna tutulmuş kirli, paslı can pazarında İstanbul’da genç olanlar, 90’larda bütün çirkinliklerinin üstünün boyanıp cilalandığı, gökdelenlerin ense çukuruna, tepesine bindirildiği, dünyanın en güzel mimari örnekleri olan camilerinin estetik yapısına karşıt kitch yapıların yüzüne kara gibi çalındığı günlerinde genç olanlar. Bugün ve gelecekte İstanbul sevileri içlerinde hep diri, hep genç kalacaklar İstanbul’la yüzleştiler. Sanatçılar : Ahmet Umur Deniz, Aslı Ayşe Akyüz, Aslıhan Kaplan Bayrak, Aydın Ayan, Beyza Boynudelik, Can Aytekin, Dalila, Desen Halıçınarlı, Devrim Erbil, Ekin Koç, Elif Yapar, Emin Koç, Emrah Günay, Enis Malik Duran, G. İlker Başaran, Gizem Kurt, Gülseren Südor, Gümüş Özdeş, Hakan Ulusman, Hayri Ağan, İhsan Doğrusöz, İrem Çelebi, Kader Genç, Kadir Selçuk Yaşa, Kudret Türküm, Naser S. Dashti, Nilüfer İnandım , Nedret Yaşar, Pınar Çiçekli, Setenay Alpsoy, Sibel Kırık, Teoman Südor, Umut Germeç , Ursula Soltermann Katipoğlu, Yiğit Altıparmakoğulları, Yusuf Alper Çakır, Yusuf Katipoğlu
BANU TANSUĞ - İSTANBUL PENTIMENTO

12 Ekim - 6 Kasım tarihleri arasında Galatea Sanat Galerisinde Banu Tansuğ "İstanbul Pentimento" sergisi gerçekleşiyor. Pentimento, resim sanatıyla ilgili bir terim. Ressamın resim yaparken boyayla üstünü örterek yok ettiği bir bölüm ya da ayrıntının yıllar sonra yeniden belirmesi. Zaman içinde üstteki boya saydamlaştıkça, kapatılanların ortaya çıkması. İstanbul da yıllar boyu aynı biçimde üstü örtülerek yenilenmiş, kat kat değişik kültürleri barındırmış, katmanlarının zenginliğiyle bizi şaşırtan bir şehir. Kazıdıkça birbirinden farklı ve renkli katmanlarını keşfettiğimiz, sürprizlerle dolu bir pentimento. "İstanbul Pentimento" sergisinde ressama soluk veren şehir, tuvallerin dokusuna işlemiş. Tansuğ’un olgunlukla kullandığı tekniklerin açtığı manevra alanında, Bizans prensesleri sarayın harem kadınlarına, kiliseler camilere, düş gerçeğe dönüşüyor. Mitolojik, kutsal veya sıradan kadınlar... üzerlerindeki katmanların ardında gizemliler. Koleksiyonun adı İstanbul Pentimento tuvalde bugün gördüklerimizin altında neler var, henüz fikrimiz bile yok. Ne de olsa İstanbul sonsuz bir pentimento.
NİLHAN SESALAN - SÖZLE DOLU

Sanatçı Nilhan Sesalan’ın 6 Temmuz 6 Ağustos tarihleri arasında ahşap , taş ve metal malzemeleri ile hazırladığı heykelleri Galatea Sanat Galerisi’nde…

Geçtiğimiz aylarda Hindistan’da büyük boyutlu ‘Günebakan,Sabah’ isimli bronz bir heykel yapan sanatçının Türkiye’de ve Arjantin, Japonya, Fransa, Finlandiya gibi pek çok ülkede kamuya ait alanlarda, özel ve kurum koleksiyonlarında yapıtları bulunmaktadır.

Sanatçı bu sergide yer alacak ‘İçli’ , ‘Toplu Sözleşme’ , ‘Sır Küpü’ gibi isimler verdiği heykellerini hazırlarken aldığı notta şöyle yazmaktadır

Söz , düşünce , madde
Birbirlerini
Tarif ediyorlar…
Tarif
Kendi içinde
Sohbet etmekten
Memnun
Görünüyor!

ERDEM'İN ANISINA

Asmalımescit’li ressam dostumuzun resimleri Galateaart’ta sizi bekliyor.

1953 yılında İstanbul’un Moda semtinde doğan Erdem Uçkan, 1970’li yılların başlangıcında psikoloji eğitimi almak için İtalya’ya gitti. Psikoloji eğitiminin ardından, hukuk eğitimi alan Erdem, İtalya’da ki yıllarının ardından Fransa’da Nice’de Güzel Sanatlar diploması alarak İstanbul’a döndü. Erdem’in resimlerinde , dönem dönem tekrarlayan konular, yaşadığı bölgenin tarihine olan merakını, felsefe ve psikolojiye olan ilgisini göstermektedir. Dışavurumcu bir uslupla akrilik ve yağlıboya kullanarak özgün resimler yaratan Erdem’i 28 Aralık 2009 tarihinde kaybettik. Sokakta yaşayan, hisseden, fark eden, yaratan, üreten, çalışan, satan Asmalımescit’li ressam dostumuzu sevgiyle anıyoruz.

Galatea Sanat Galerisi tarafından Erdem’in anısına hazırlanan resim sergisi 16 Şubat-5 Mart tarihleri arasında görülebilir.

40 FOTOĞRAFÇIDAN 40 FOTOĞRAF


19 OCAK – 13 ŞUBAT 2010

Antartist Yayıncılık tarafından hazırlanan ve 2006’nın sonlarında 40 cilde ulaşan “Türk
Fotoğrafçıları Kütüphanesi” 19 OCAK – 13 ŞUBAT 2010 tarihleri arasında eşsiz bir sergide fotoğraf severlerle paylaşılacak. Türkiye’deki fotoğraf sanatçılarının kendi seçkilerinden oluşan kitapların kapak fotoğrafları sergide yer alacak.

Serinin genel yayın yönetmenliğini üstlenen Timurtaş Onan, Fujifilm – Sinfo A.Ş. desteğiyle hazırlanan TÜRK FOTOĞRAFÇILARI KÜTÜPHANESİ’nin sergisini 2010 yılında bir kez daha fotoğraf severlerlerle buluşturmanın mutluluğunu yaşadığını söyleyerek ,serinin devamı için fotoğrafseverlerden ve fotoğraf sanatçılarından gösterilen yoğun talep doğrultusunda çalışmalara devam ettiklerini ifade etti. Onan, fotoğrafseverlerin bu kadar önemli bir koleksiyona son derece uygun bir fiyat karşılığında sahip olmalarının fotoğraf sanatı adına çok önemli olduğunu da ekledi. Onan , sergiyi şu sözleriyle nitelendiriyor:
“Türk basını ve fotoğrafçılığı için gerçek bir kaynak yayın olan “Türk Fotoğrafçıları Kütüphanesi” kitaplarında yer alan her sanatçının bir fotoğrafından oluşan sergi ise bu ölümsüz çalışmanın görsel bir şölenidir.”

ESERLERİ SERGİLENECEK “TÜRK FOTOĞRAFÇILARI KÜTÜPHANESİ” SANATÇILARI:
İZZET KERİBAR, GÜLNUR SÖZMEN, RECEP DÖNMEZ, İBRAHİM ZAMAN, GÜLTEKİN ÇİZGEN, ARA GÜLER, SABİT KALFAGİL, YUSUF TUVİ, TUĞRUL ÇAKAR, KAZIM ZAİM, ALİ ÖZ, ŞAKİR ECZACIBAŞI, OZAN SAĞDIÇ, HALİM KULAKSIZ, HALUK UYGUR, GÜLER ERTAN, İBRAHİM DEMİREL, FARUK AKBAŞ, SITKI FIRAT, ERSİN ALOK, ADNAN ATAÇ, MERİH AKOĞUL, ERDAL YAZICI, SÜHA DERBENT, ALİ BALKI, REHA BİLİR, COŞKUN ARAL, ÖMER YAĞLIDERE, MARUF ŞİNİK, TİMURTAŞ ONAN, ALİ BOROVALI, TÜLİN ALTILAR, ŞEMSİ GÜNER, İSA ÇELİK, MUZAFFER SÜTLÜOĞLU, HÜSNÜ GÜRSEL, CENGİZ KARLIOVA, ADNAN VELİ KUVANLIK, SADIK DEMİRÖZ, İLYAS GÖÇMEN

OLMAZ!


YTÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi, 2009-2010 eğitim yılının başlamasına dört iş günü kala Rektörlükçe alınan ani bir kararla Davutpaşa Kampüsü’ne gönderilmek istenmiştir. Öğrencilerin başlatmış olduğu hukuki süreçte yürütmeyi durdurma kararına red gelmiştir. Bu red cevabının anlamı, rektörlüğün istediği anda Sanat ve Tasarım Fakültesi’ni taşıyabilecek hukuki yetkiye sahip olduğudur.

Fakültenin taşınması durumunda 673 ögrencinin çağdaş sanat eğitimlerini sürdürmeleri mümkün değildir. Davutpaşa Kampüsü’nde Sanat ve Tasarım fakültesi binasının daha temeli atılmamış durumdadır. Geçici olarak tahsis edilecek sınıflarda sanat eğitiminin gerektirdiği altyapı bulunmamaktadır. Örneğin, ses yalıtımlı odalar, karanlık odalar, fotograf işlikleri, dans stüdyoları, bilgisayar labaratuarları, resim, heykel, serigrafi atölyeleri yeni kampüste yer almamaktadır. Fakültede görev almakta olan 43 saatbaşı ücretli akademisyenin çoğu, taşınılması durumunda doğacak mağduriyetlerinden ötürü görevlerini sürdürmeye devam edemeyeceklerini açıklamaktadırlar. Derslerin çoğunun teorik ve pratik olarak ayrıştırılamaz özellikte olması, rektörlükçe önerilen teorik derslerin Davutpaşa Kampüsü’nde, pratik derslerin ise Yıldız Kampüsü’nde yapılması yönündeki çözümü imkansız kılmaktadır. Bütün bu durumları göz önüne aldığımızda, Sanat ve Tasarım Fakültesi’nin Davutpaşa Kampüsü’ne zorla taşınması kabul edilemez bir durumdur.

Yıldız Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi, Türkiye’deki devlet üniversitelerinde varolan tek çağdaş sanat fakültesidir.11 yıl içinde sürekli geliştirilerek, ancak mükemmele yakın bir hale getirildikten sonra, tüm olumlu koşulların gözardı edilerek sil baştan edilmesi, Türkiye’de varolan tek kamusal çağdaş sanat eğitimini çökertmek demektir. Bienallerle uluslararası arenada oluşmuş prestijli pozisyonu, 2010 süresince ve devamında Avrupa Kültür Başkenti ünvanıyla pekiştirecek İstanbul’da, tek kamusal çağdaş sanat eğitimine yönelik bu tavır, sadece bir potansiyeli yoketmek değil aynı zamanda İstanbul’u beslendiği bir kaynaktan mahrum etmek anlamına gelmektedir.

Biz öğrenciler olarak fakültemizin Davutpaşa Kampüsü’ne zorla taşınmasına OLMAZ DİYORUZ ! 15 Ocak Cuma günü, kararı duyduğumuz andan itibaren yaşanılan süreci belgeleyen ve karara karşı tavrımızı ortaya koyan sergimizin açılışına, tüm öğrencileri, akademisyenleri, sanatçıları, ve sanatseverleri bize destek vermek ve gerekli dayanışmayı oluşturmak üzere davet ediyoruz.

13:00 Tünel Meydanı’nda buluşma ve basın bildirisinin okunması
Sergi Açılışı
galatea art: Asmalımescit Mah., Sofyalı Sok. No: 12/3 Beyoğlu

Saygılarımızla,
YTÜ, SANAT VE TASARIM FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİ

SALİ SERGİSİ


CONTEMPORARY ART 2009

İNSAN – DOĞA

DESEN – RENK

2 YAŞLARINDA DERE YATAKLARINDA bulduğum renkli taşlarla komun tahta duvarlarına çizmeğe başladım.

58 yıldır çiziyor ve renklendiriyorum duygu ve görsellikleri. 10binden fazla desen ve binlerce renkli çalışmanın ortak paytasını bu son sergide İNSAN – DOĞA, DESEN – RENK ilişkisinin iç benlerimde oluşturduğu yaşam alanlarını tuvalde buluşturmak istedim.

Çizginin akışkanlığında ki yolculuk, betimlediği biçimleri ve bulundukları hal durumunu ortaya koyarken:

Rengin alan oluşturma ve bir giysi olma ötesinde, derindeki enerji ile yüzeye akışını çizgi ile sarmalayarak siyah beyazın renkle, insanın doğayla oluşturduğu ritmi – duyguyu sonsuzluk içerisindeki birlikteliğin gücünü göstermeye çalıştım.

2009 Contemporary deki 6 büyük resim yukarıdaki duygu ve eylemlerin anlatımıdır.

190x261cm arasındaki tuvallerin büyüklüğü içselliğin dışa vurumdaki gücü artışı diyedir.

Desenin en uçtaki yanı ile rengin en uç ifadelerini buluşturup mayaladım. Ve:

“OLAN yapılmışlardan alınma ise bu yansıyor. Alınışını görmesende.

KENDİ OLANIN başka yaşamlardan kopyalanmayanın enerjisi bunu size söylüyor bir gizemi, bir tekniği içinize tohumluyor” tespitine ulaştım.

1994 Daniel Farguson (Franus Bocan’ın arkadaşı ve biyografi yazarı) 100 resmin varsa sana Londra’nın istediğin galerisinde sergi yapayım ve BBC’de karşılıklı (ortak dil yok) bir söyleşi yapalım teklifinde bulundu.

2001 New York National Arts Club Grand Gallery deki büyük büyük sergimi gezen Ahmet Ertegün çok güçlü resimler enerji dolu ve farklı demişti. Ataol Behramoğlu, Sali’nin resimlerinde yaşam var… Yaşamın kopyası değil, yaşamın kendiside değil, daha güçlü bir şey. Başka bir makalesinde, Türkiye’deki iyi 7-8 ressamı övdükten sonra, bir genç kuşaktan Sali Turan’ında dünya ölçeğinde bir ressam olduğundan kuşku duymam demişti.

EMEL AKIN - “MELEKLER HORTLAKLAR VE BİR DÜŞ”

“Gönlümü ışıkla dolduran Çok sevgiliye, çok güzele Meleğe, ölümsüz puta…” BAUDELAIRE

İlki 2007’de sergilenen Melekler resim dizisine William Blake’in ‘Melek’ şiiri eşlik etmişti. Melekler serisinin ikinci sergisi bu kez Baudelaire’in şiiri eşliğinde sunuluyor. Ve yine Baudelaire’in ‘Hortlak’ şiirinden de esinlenerek ve bu kez ‘Melekler Hortlaklar ve bir Düş’ olarak, yeni melekler ve eski melekler hortlayarak ‘düş’ten ‘karabasan’a uzanan bir seyir izliyor. Düşün tatlılığı yerini tekinsizliğe bırakıyor. Düşsel imgeler yani melekler ve hortlaklar, yarı ölüm sayılabilecek gecenin, karanlığın, uykunun içerisinde tekinsiz bir alana yerleşiyorlar. Melekler serisinin bu ikinci sergisinde melekler düşsel imgeler olarak yine karşımızda, fakat bu kez karabasanlarla birlikte. Ana teması aşk olan bu dizi şimdi yeniden ilk seriye biraz tezat oluşturacak biçimde şekillendi. Eski ‘Melekler’le yeni düşsel melekler -ya da karabasanlar diyelim-, bu iki dizi birleşince ‘Hortlamış Melekler’ olarak bu kez ana teması kabuslu bir düş olan seriyi yarattı.

SETTAR BİRECİKLİGİL

Settar Birecikligil sergisi 20 Ekim – 8 Kasım 2009tarihleri arasında Galateaart'ta...

www.settarbirecikligil.com

KAZI RESİM SERGİSİ


“Kazınmış imgenin boyanmış olana baskınlığı”

“Anadolu’da tahtayı kazıyarak, oyarak kalıp yapma ve bu kalıbı boyayıp basma, yazmacılık başlangıcı yüzyıllar öncesine dayanan bir halk sanatıdır. Bunun yanı sıra metal ustalarının çelik kalem işleri (hakk) de ülkemizde kazı resmin köklü bir geleneğe oturduğunun kanıtıdır. 1883 yılında kurulan Sanayi-i Nefise Mektebi’nin dört bölümünden biri “hakk” (gravür) bölümüdür. Yaklaşık yüz otuz yıldır, akademik düzeyde eğitimi sürdürülen kazı resim, modern gravürün öncülerinin deneyimleri, bulgularıyla gövdelenerek boya resim ve heykelin yanında özgün bir sanat dalı olarak yerini almıştır.

Kalıbı oyarak, yontarak yapılandırma, boyayarak yada boyamadan kağıtla buluşturma, baskı sanatçısı için estetik biçime ulaşmada coşkulu bir süreçtir.

Bir baskının “Özgün” olmasının ilk yasası, kalıbını sanatçının biçimlendirmesidir.

Reprodüksiyon olanı çoğu galerici bile, özgün kazı resimle karıştırmaktadır. Kendine özgü plastik dilinin, anlatımı çoğaltarak yayma özelliğinin, nicel ve nitel açılardan gereklerinin anlaşılması kazı resim sergilerinin artması ve sanatçı-galerici-izleyici bütününün daha sık oluşturulması yoluyla gerçekleşecektir.

Kazı resim sergilerinde monotip özelliği taşıyan basımların çoğaltılmış özgün olarak imzalanmış olması sıklıkla karşılaştığımız bir durumdur. Yarışma sergilerinde dahi kalıbında tümseği, oyuğu olmayan değerleri barındıran, çoğaltılamayacak yapıya sahip baskıların basım sıra sayısı ve toplam sayısı yazılarak imzalandığını görmekteyiz.

Kazı Resim Sergisi’nin özellikle çoğaltılmış özgünün nitel – nicel yanı ve teknik çeşitlilik, yetkinlik bakımından sağlam bir örnek olacağı kanısındayız.

Aralarında, başarılı kişisel sergileriyle, çok yönlü sanatsal etkinlikleriyle adını önceden bildiğimiz, çeşitli ödüller kazanmış Hayri Ağan, Kudret Türküm, Setenay Alpsoy, Can Aytekin, Yiğit Altıparmakoğolları, Desen Halıçınarlı, Beyza Boynudelik, Nedret Yaşar, Nalan Yırtmaç, Kader Genç, Sibel Kırık, gibi öğrenci, mezun, eğitimci 30 sanatçının yer aldığı ve Umut Germeç’in derlediği bu sergi, “kazınmış imgenin boyanmış olana baskınlığı”nın altını çizmektedir.”

ZAMANIN EVRENSEL TANIKLARI


Şimdilerden bir Türk ressamı olarak tanınan Ursula Soltermann Katipoğlu, Cumhuriyet tarihinin en karmaşık yıllarına denk gelen seksenli yıllarda, bir batı ülkesi olan İsviçre’den doğuyu ve doğu kültürünü tanımak adına yola çıktı. Türkiye’yi doğudan batıya gezerek İstanbul’da, ülkenin diğer yörelerinden farklı bulduğu sanatları, kültür ve yaşam biçimleri ile batılı kadınlardan da batılı ve çağdaş Türk kadın ressamlarıyla tanıştı.

Duruşları, özgüvenleri ve daha da önemlisi yaşadıkları dönemin tüm zorluklarına rağmen, sanattan ve üretimden ödün vermeyen tavırlarıyla kendisinde hayranlık uyandıran altı kadın ressama, hem yaptıklarıyla hem de onunla kurdukları dostluklarına bir vefa borcu olarak düzenlediği sergi Galatea Art Sanat galerisinde.

Herbiri Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Bedri Rahmi Eyüboğlu Atölyesi çıkışlı Zehra Aral, Figen Aydıntaşbaş, Hale Sontaş, Gülseren Südor, Edis Tezel, Şemsa Pozcu, ve Ursula Katipoğlu’nun karma resim, gravür, fotoğraf sergisi, 26 mayıs – 26 Haziran tarihleri arasında Galetea Art Galeri’sinde izleyicileriyle buluşuyor.

GALATEAART YENİDEN DOĞUYOR!



İstanbul, seçkin bir sanat merkezine bir kez daha "merhaba" diyor. Galatea Art kapılarını 27 Nisan'da tekrar açıyor.

İlk kez 1997 yılında sanatseverlerin hizmetine açılan Galatea Art, kısa bir süre ara verdiği sanat faaliyetlerini yeniden sürdürüyor. İlk faaliyetine Asmalımescit'teki binasının giriş katında başlayan merkez, şimdi yine aynı binada, bu kez daha geniş bir sergi alanıyla hizmet vermeye hazırlanıyor. 27 Nisan 2009'da açılacak olan Galatea Art'ın ilk sergisi, (galerinin kurucusu ve yönetim kurulu başkanı olan) Ali Şahinler'in çağdaş sanatçılardan oluşan koleksiyonuyla gerçekleştirilecek ve bu sergi 22 Mayıs'a kadar gezilebilecek.

Yönetim kurulu Ursula Soltermann Katipoğlu, Christina Schray, Gönül Karakan, Sadık Demiröz ve Kazım Balta gibi seçkin isimlerden oluşan Galatea Art'ın açılış sergisinde eserleri yer alacak olan sanatçılar: Hüseyin Acar, Tangül Akakıncı, Ahmet F. Aksoy, Muzaffer Akyol, Avni Arbaş, Mehmet Arpacık, Mehmet Aslan, Jülide Atılmaz Aliye Berger, Settar Birecikligil, Müfit Çelik, Gürdal Duyar, Sharipov Ergosh, Bahri Genç, Sarkis Günsel, Gönül Karakan, Ursula Katipoğlu, Yusuf Katipoğlu, Bihrat Mavitan, Adil Ocak, Füsun Öcal, Cumhur Özen, Derman Över, Işıl Özışık, Tayfur Sanlıman, Gazi Sansoy, H. Sommerauer, Hale Sontaş, Murat Şahinler, Yusuf Taktak, Orhan Taylan, Berç Toroser, Nilgün Tüzüntürk, Fritz von der Venne.

.