|
|
|
 |
|
| Kerim Yetkin |
|
Son yıllarda Türk Modern Resim Sanatında kendine özgü teknigi ile sanat çevresinin ve koleksiyonerlerin dikkatini çeken başlıca genç ressamlarından.Yeni nesil soyut ,dışavurumcu ve non figüratif akımın temsilcilerinden olan Kerim Yetkin, kendi tarzını, duruşunu ve dünyaya bakış açısını tuvaline firça kullanmadan kendi geliştirdiği tekniği ile yansıtmaktadır. Özgün ve yenilikçi tarzı ile kendi tekniğini bir sonraki aşamaya taşıyarak her bakışta farklı anlamlar kazanan kompozisyonlarında kendi dünyasını somutlastırırken , bir yandan da soyut olanı eleştirmektedir.
Merakla beklenen ikici kişisel sergisinde, Yetkin yeni bir sanatsal yaklaşım ve farklı bir koleksiyon ile karşımıza çıkıyor. Eserlerinin vurgusunu, tuval üzerinde hayatın katmanlarını yansıtma kavramıyla özetleyen sanatçı, kazıma, yıpratma ve eskitme tekniğini bir sonraki aşamaya taşıyarak tuvalin sınırlarını aşan yoğun dokulu boya patlamaları ile her bakışta farklı bir anlam kazanan renklerin üç boyutlu algı yaratan kompozisyonlarını sergiliyor.
Kerim Yetkin’in ikinci kişisel sergisi 22 Mart -14 Nisan 2012 tarihleri arasında Galateaart Sanat Galerisi'nde sanatseverlere açılıyor.
|
|
|
.jpg) |
|
| Gece Bekçileri / The Night Watchmen |
|
“Gece bekçileri, zamanı geldiğinde devreye girer çünkü gece savunmasız,daha korumasız ve kaybolmaya daha yakındır.Kavram olarak her ne kadar sembolik olsada...korunması gereken herşeye karşı bekçilere ihtiyaç vardır...!"
Sanatçı GÜLERCAN HACIOĞLU’nun “GECE BEKÇİLERİ”temalı resim sergisi
25 Şubat -20 Mart 2012 tarihleri arasında GALATEAART SANAT GALERİSİ'nde sanatseverlerle buluşuyor.
|
|
|
 |
|
| SİLERİM BÖYLE AŞKIN IZDIRABINI |
|
1982 yılında Şanlıurfa'da doğan Kübra Ergin Halhallı, 2004 yılında Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü’nden mezun oldu. 2005–2006 öğretim yılında Avrupa Birliği Eğitim Komisyonu Erasmus Programı kapsamında öğrenim bursu kazanarak, Almanya, Köln Üniversitesi’nde 6 aylık bir dönemde araştırmalarda bulundu.
2007'de Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Resim Anasanat Dalından Yüksek Lisans Derecesi Aldı. 2008 yılında aynı enstitüde sanatta yeterlik programına başladı.
2006-2008 yılları arasında Harran Üniversitesi, Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, 2008 yılından bu yana da Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünde araştırma görevlisi olarak çalışmalarına devam etmektedir. Yurtiçi ve Yurtdışında yarışmalı ve karma sergilere katılmış, bazı koleksiyonlarda resimleri bulunan sanatçının 4. kişisel sergisi olan ve "Yazgısını kendi eliyle silen insanın bunun bir aşk hikayesi olduğunu düşünmesine karşılık, bilinmelidir ki, serginin konusunun “her şey” olabilme ihtimali varken, “bir aşk hikayesi” olma ihtimali kesinlikle yoktur" diye nıtelendirdiği "SİLERİM BÖYLE AŞKIN IZDIRABINI" 7 ŞUBAT 2012- 24 ŞUBAT 2012 tarihleri arasında GALATEAART SANAT GALERİSİ'nde sanatseverlere sunulacaktır.
|
|
|
 |
|
| "ÖZDE"Ğ"İŞİM" |
|
Gizem Bentürk ve Tara Demircioğlu'nun ilk sergileri olan "ÖZDE"Ğ"İŞİM" adlı fotoğraf sergisine Galateaart Sanat Galerisi ev sahipliği yapmaktadır. Tara Demircioğlu'nun hayatın içinden yakaladığı anlar ile “ÖZ”, Gizem Bentürk'ün "ÖZ"’ü alıp konsept ağırlıklı fotoğraflarında “DEĞİŞİM”’e uğratmasıyla “ÖZDE”Ğ”İŞİM” ortaya çıktı. Birbirlerinden çok farklı tarzları olan ikilinin bir araya geldiği geldiği fotoğraf sergisi 10 OCAK 2012- 3 ŞUBAT 2012 tarihleri arasında Galateaart Sanat Galerisi'nde gezilebilir.
|
|
|
 |
|
| Düş Zamanı / Zamanın Düşü |
|
1963 yılında İstanbul’da doğan Neren Alpar, 1987 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nden Y. Mimar olarak mezun oldu. Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde 1997 yılında başladığı yüksek lisans eğitimini 2001 yılında tamamlayarak Felsefe Yüksek Lisans Derecesi aldı. Ressam Tomur Atagök ve ressam Bihrat Mavitan’dan eğitim almış olan sanatçı 2000 yılından beri kişisel atölyesinde akrilik ve yağlı boya resim çalışmaları yapmaktadır. 2008 yılından bu yana Kozmoz Evrensel Resim Halkası içinde kollektif resim çalışmalarını sürdürmekte ve sergilere katılmaktadır. Sanatçının, 14 Aralık - 6 Ocak tarihleri arasında gerçekleşecek olan kişisel sergisi Galateaart Sanat Galerisi’nde sanatseverlere sunulacaktır.
|
|
|
 |
|
| Görsel Hafıza |
|
Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve cam tasarım mezunu olan Gülfidan Özmen 1999 yılından beri eserlerini cam ile oluşturmaktadır. Bir çok karma sergiye katılan sanatçının 3. kişisel sergisi 15 Kasım - 9 Aralık tarihleri arasında Galateaart Sanat Galerisinde sanatseverlerin beğensine sunulacaktır.
|
|
|
 |
|
| .BiRbiRinden... |
|
.
11.EKİM-11.KASIM KARMA SERGİ "BİRbiRinden..." GALATEA ART SANAT GALERİ'SİNDE SANATSEVERLERİN BEĞENİSİNE SUNULMUŞTUR.
SANATÇILAR ,ASLIHAN KAPLAN BAYRAKÇAĞDAŞ ŞAHİNGÜLİSTAN KARAGÜZEL SİBEL KIRIK'ın BİRBİRİNDEN FARKLI YAĞLI BOYA,DİJİTAL BASKI,AKRİLİK ve KARIŞIK TEKNİKLERDEN OLUŞAN SERGİ GÖRÜLMEYE DEĞER.
|
|
|
 |
|
| “EŞ-AN-LAMLILAR” |
|
Yazılışları farklı anlamları aynı sözcükler gibi farklı yansımalarla aynı anlamlara yolculuk yapan eserler “Eşanlamlılar” karma resim ve fotoğraf sergisinde bir araya geliyor.Birbirlerinden tamamen bağımsız yaratılış süreçlerinden geçmiş ve aynı şekilde ortaya çıkış amaçları da birbirlerinden bağımsız olarak düşünülmüş fotoğraf ve resimlerin eşleştirilmesiyle ortaya çıkan uyum ve ahenk 7 Haziran- 2 Temmuz tarihleri arasında GaleteaArt’da sergileniyor.
Türkiye’nin önemli resim sanatçıları Devrim Erbil, Muzaffer Akyol, Tülin Onat, Ahmet Güneştekin, Vedat Örs, Ekrem Kahraman, Bahri Genç, Çiğdem Erbil, Berk Demirok tarafından resmedilen eserlerin Ozan Sağdıç, Coşkun Aral , İzzet Keribar, Çerkes Karadağ, Merih Akoğul,Reha Bilir, Ali İhsan Gökçen, Ekin Onat von Merhart ve Yusuf Sevinçli’nin fotoğrafları ile buluşması aynı anlamların iki farklı sanat dalıyla ifade edilmesinden doğan bütünlüğü gözler önüne seriyor.
|
|
|
 |
|
| Hayvan Haklarını Sanatla Savunuyoruz |
|
Kendi doğasına uygun şartlarda yaşama ve ölme hakları göz ardı edilen hayvanların haklarını sanatla savunuyoruz! Türkiye’nin önemli resim ustaları ve genç kuşağın başarılı temsilcilerinin katılımı ile gerçekleşecek “Hayvan Haklarını Sanatla Savunuyoruz” başlıklı karma sergide sanatseverler hayvan temalı resim ve heykeller ile buluşacak.
Türk resim ve heykel sanatının değerli isimleri, kendilerini savunma hakkından mahrum bırakılarak barbarca muamelelere maruz kalan tüm hayvanların yaşam haklarına saygı göstermek amacıyla “Hayvan Haklarını Sanatla Savunuyoruz” karma sergisinde bir araya geliyor. Yapıtlarıyla olduğu kadar hayvan haklarına verdikleri destekle de dikkat çeken sanatçıların, tamamı hayvan temalı eserlerinden oluşan sergi, 05-29 Nisan 2011 tarihinde Galatea|art’da sanat ve hayvan severlerle buluşacak. Serginin küratörlüğünü Neyran Günüçer, sanat yönetmenliğini ise Murat Havan üstleniyor.
Resmin ustaları ve genç yeteneklerin heyecanı hayvanlar için birleşiyor
Sergide, Türk resminin önemli isimleri Bedri Baykam, Ergin İnan, Erol Eti, Selahattin Aydın, Murat Tolga, Ahmet Sarı ve Murat Havan’ın hayvan temalı resimlerine yer veriliyor. Rıfat Koçak ve Berk Demirok'un hayvan heykelleri ve Cem Güçlüer'in camdan hayvanları da sergi kapsamında beğeniye sunulacak.
Serginin geliri hayvanların daha iyi şartlarda yaşamasına hizmet edecek
Sokak ve barınaklarda, hayvanlara yapılan vahşete dikkat çekmek ve günlük hayatımızın ayrılmaz parçası olan hayvanların korunması adına düzenlenecek sergi HAYTAP Hayvan Hakları Federasyonu desteği ile sunuluyor. Sergide yer alan eserlerin satışlarından elde edilecek gelir ile belirlenen bölgelerdeki yardıma muhtaç hayvanların ihtiyaçlarının karşılanmasına destek verilecek.
|
|
|
 |
|
| Ursula Soltermann Katipoğlu |
|
“Manzaranın soyut ressamı” olarak tanımlanabilen sanatçı çalışmalarına uzun senelerdir Türkiye’de devam ediyor.
Çalışmalarında iki konu birbirini tamamlıyor Anadolu’nun ovaları ve dağları onun tuvalinde form ve renkte bir ritim ve devamlılığa dönüşürken diğer konu olan şehir ile bir zıtlık oluşturuyor. Tuvalde şehir ile beraber, resimlerin sadeliği ve dinginliği yerini sivri formlara ve dinamizme bırakıyor.
8 Mart – 1 Nisan tarihleri arasında Galatea Sanat Galerisinde gerçekleşecek olan sergide, sanatçının yeni çalışmaları sanatseverlerlerin beğenisine sunuluyor.
Ursula Soltermann Katipoğlu İsviçre'nin Wallis bölgesinde doğdu. Sion Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümünden mezun oldu. Zürih'de üç sene vitray atölyesi "Maeder" de çalıştı ve renk anlayışını derinleştirdi. Wallis Brig'de üç sene resim öğretmenliği yaptı. Karma sergilere katıldı. İlk kişisel sergisini "Galeri Jodok" Brig' de açtı. 1980'de Türkiye'ye yerleşti ve Ressam Yusuf Katipoğlu ile evlendi. Halen çalışmalarına Kuzguncuk'taki atölyesinde devam etmektedir.
|
|
|
 |
|
| Adnan Yalım |
|
Galatea Sanat Galerisi 8 Şubat - 4 Mart tarihleri arasında Ressam Adnan Yalım'ın kişisel sergisine ev sahipliği yapmaktadır. Adnan Yalım’ın son resimleri, sanatçının yıllardır yakın durduğu pop biçimselliği ve erotizm anlamsallığı üzerinden sorgulamalarına devam ediyor. Pop sanatın biçimsellikleri demek, aslında gerek sanatçı, gerekse genel anlamdaki birey boyutunda özgürlük anlamı taşımaktadır. Sanatçının kullandığı ve erotizm özdeşi olan kadın figürleri, sadece erotik yanlarıyla dikkat çekmemekte, yanı sıra başı dik, iddialı kadın düşüncesinin de temsilini yapmaktadır.
Resimlerde kadının dişiliğini ön plana çıkarmak salt erotizm açısından değil, dişisellik filozofisi bağlamında da irdelenebilir. Bu, bir anlamda çoğaltma ve üreme mantığı üzerinden sorgulanmak istendiğinde de, sanatçının, sadece erotizm ve kadın olgularını üstelik ilişkili olarak ele almadığını da ortaya koyar. Sanatçının gerçekten neyin temsilini, nasıl bir varlık ve zaman ilişkisi boyutunda sorguladığını ve izleyiciyi bilinçli ikilemlere sürükleyerek, buradan elde ettiği çelişkili durumlarla, kadının anlamsallığını iyice sorgulamaya aldığını ve konuya parodoksal baktığını da görmekteyiz. İşte bu paradoksal yapılanma, Adnan Yalım resimlerinin özüdür.
Adnan Yalım, 1957 yılında Nevşehir'de doğdu. Babasının öğretmen olması dolayısıyla ilk ve orta öğrenimini çeşitli il, ilçe ve köylerde tamamladı. 1979 yılında girdiği İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi, Prof. Adnan Çoker atölyesinden, 1984 yılında Master derecesiyle mezun oldu. Aynı yıl Fransa'nın başkenti Paris'e giderek araştırma ve incelemelerde bulundu. Paris dönüşü, Malatya İnönü Üniversitesi'nde okutman olarak göreve başladı. 1989 yılında Sanatta yeterlilik aldı. 1990 yılında tekrar yurt dışına çıkarak Paris, Amsterdam ve Venedik’te araştırma ve incelemelerde bulundu. 1993 yılında yardımcı doçent olarak atandı. Sanatçının yarattığı eserlerde, kitle iletişim araçlarının etkisiyle gerçeklikten uzaklaşan ve sanal bir dünyada yaşamaya başlayan insanlarla ilgili yorumlar görülür. Sanatçının 13 kişisel ve çok sayıda ulusal ve uluslararası karma sergiye katılımı bulunmaktadır. Halen Malatya İnönü Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyeliğine devam etmektedir.
|
|
|
 |
|
| Bodil Örs |
|
Danimarka’nın Odder şehrinde doğdu. 1964-65 yılları arasında Paris Sanat Akademi’sinde, 1965-71 yılları arasında Kopenhag Kraliyet Sanat Akademi’sinde, 1967-69 yılları arasında Polonya Krakov Sanat Akademi’sinde, 1971-74 yılları arasında İstanbul Güzel Sanatlar Akademi’sinde sanat eğitimi aldı. 1980 – 1982 yılları arasında Fas ve Mısır’da sanatsal araştırma ve incelemelerde bulundu. 40’ın üzerinde kişisel sergi açan sanatçının katıldığı bazı grup sergileri
B. Rahmi Atölyesi sergisi İzmir Resim Heykel Müzesi,Antalya Duvar Resimleri Sempozyumunda 30 metrekarelik duvar resmi Ovalen Grubuyla Den Frie Sergi, Arhus Kunstbygning, Danimarka Türkiye Esintileri Sergisi, Hjorning, Holstebro ve Randers Müzeleri Sanatçı çalışmalarına Iasos ve Danimarka’daki atölyelerinde devam etmektedir.
|
|
|
 |
|
| 3 Sanatçıdan 3 Ayrı Teknikte Resim Sergi |
|
Galatea Sanat Galerisi Kasım ayında İstanbul dışından gelen üç genç sanatçıya ev sahipliği yapmaktadır. 9 Kasım – 4 Aralık 2010 tarihleri arasında gerçekleşecek olan karma sergide Eskişehir’li sanatçı Kübra Ergin Halhallı desen tadında renkli, ekspresif işlerini, İzmir’li sanatçı Olcay Kuş, tuvale aktardığı karışık teknikte kuvvetli figürlerini, ve Paris’li sanatçı Rüveyda Koyuncu Colombin sembolik hikayelerden oluşan gravürlerini sunmaktadır. Galateaart bu sergide, üç ayrı şehirde yaşayan ve çalışan sanatçıların insan figür yaklaşımlarındaki çeşitliliği sergiliyor.
|
|
|
 |
|
| Yahşi Baraz Koleksiyon Sergisi |
|
Yahşi Baraz, koleksiyonunda bulunan birçok değerli isimden birkaçını sanat severlerin yakından bildiği bir adres olan GATEAART 'ta 10 Ağustos - 20 Eylül tarihleri arasında izleyicisi ile buluşturmaya hazırlanıyor.
İstanbul 2010 yılının sıcak yazında sanata ara vermeyenlerin sıcak ilgisi ile açılacak olan sergide , Türkiye 'nin değerli birçok isminden birkaçını bir arada izleyebilirsiniz.
Sergide eserleri yer alan sanatçılar :
Adnan TURANİ
Ali ATMACA
Burhan DOĞANÇAY
Cemal BODUR
Işıl ÖZIŞIK
Zeki Faik İZER
Edip Hakkı KÖSEOĞLU
Ergin İNAN
Erol AKYAVAŞ
Faruk CİMOK
İsmail ACAR
Kemal ÖNSOY
Maria Kılıçlıoğlu BARAZ
Mehmet GÜN
Memduh KUZAY
Turan EROL
Hüsamettin KOÇAN
Küratör: Duygu UYAR
|
|
|
 |
|
| İstanbulla Yüzleşme | Yüz Çağdaş İstanbul Gravürü |
|
Ayrı kuşaklardan 40’a yakın sanatçının İstanbul’la yüzleşmesi bir kapak altında toplandı. İstanbul’ lu sanatçılar kalıplarına (çinko, bakır, linol, tahta vb.) çelik kalemleriyle İstanbul’a sevgilerini, umutlarını, sitemlerini, kaygılarını, korkularını oydular. Ona dışarıdan bakan bir yabancının gözüyle değil, onu içinde taşıyan, onun içinde yaşayan sanatçı duyarlıklarıyla. En büyükleri 37, en küçükleri 87 doğumlu, İstanbul’un dününe ve bugününe gençlikleriyle tanık olanlar, İstanbul için yazdılar, kazıdılar.
İstanbul’un bahar bahçe suyun iki kıyısında yerleşimin oldukça sınırlı olduğu, o anıtsal kapısı Haydarpaşa’yla Anadolu’ya açılan 50’li yıllarında genç olan, 60’larda 70’lerde, üniversitelilerin, işçilerin, yazarların, çizerlerin, düşün adamlarının yaşadığı cumbalı evlerde oturanların apartman sevdasına tutuldukları, cumbalardaki sardunyaların yerini balkonlardaki tv antenlerinin aldığı döneminde genç olanlar, 80’lerin her yönden savurguna tutulmuş kirli, paslı can pazarında İstanbul’da genç olanlar, 90’larda bütün çirkinliklerinin üstünün boyanıp cilalandığı, gökdelenlerin ense çukuruna, tepesine bindirildiği, dünyanın en güzel mimari örnekleri olan camilerinin estetik yapısına karşıt kitch yapıların yüzüne kara gibi çalındığı günlerinde genç olanlar. Bugün ve gelecekte İstanbul sevileri içlerinde hep diri, hep genç kalacaklar İstanbul’la yüzleştiler.
Sanatçılar : Ahmet Umur Deniz, Aslı Ayşe Akyüz, Aslıhan Kaplan Bayrak, Aydın Ayan, Beyza Boynudelik, Can Aytekin, Dalila, Desen Halıçınarlı, Devrim Erbil, Ekin Koç, Elif Yapar, Emin Koç, Emrah Günay, Enis Malik Duran, G. İlker Başaran, Gizem Kurt, Gülseren Südor, Gümüş Özdeş, Hakan Ulusman, Hayri Ağan, İhsan Doğrusöz, İrem Çelebi, Kader Genç, Kadir Selçuk Yaşa, Kudret Türküm, Naser S. Dashti, Nilüfer İnandım , Nedret Yaşar, Pınar Çiçekli, Setenay Alpsoy, Sibel Kırık, Teoman Südor, Umut Germeç , Ursula Soltermann Katipoğlu, Yiğit Altıparmakoğulları, Yusuf Alper Çakır, Yusuf Katipoğlu
|
|
|
 |
|
| Banu Tansuğ |
|
12 Ekim - 6 Kasım tarihleri arasında Galatea Sanat Galerisinde Banu Tansuğ "İstanbul Pentimento" sergisi gerçekleşiyor. Pentimento, resim sanatıyla ilgili bir terim. Ressamın resim yaparken boyayla üstünü örterek yok ettiği bir bölüm ya da ayrıntının yıllar sonra yeniden belirmesi. Zaman içinde üstteki boya saydamlaştıkça, kapatılanların ortaya çıkması.
İstanbul da yıllar boyu aynı biçimde üstü örtülerek yenilenmiş, kat kat değişik kültürleri barındırmış, katmanlarının zenginliğiyle bizi şaşırtan bir şehir. Kazıdıkça birbirinden farklı ve renkli katmanlarını keşfettiğimiz, sürprizlerle dolu bir pentimento.
"İstanbul Pentimento" sergisinde ressama soluk veren şehir, tuvallerin dokusuna işlemiş. Tansuğ’un olgunlukla kullandığı tekniklerin açtığı manevra alanında, Bizans prensesleri sarayın harem kadınlarına, kiliseler camilere, düş gerçeğe dönüşüyor. Mitolojik, kutsal veya sıradan kadınlar... üzerlerindeki katmanların ardında gizemliler. Koleksiyonun adı İstanbul Pentimento tuvalde bugün gördüklerimizin altında neler var, henüz fikrimiz bile yok. Ne de olsa İstanbul sonsuz bir pentimento.
|
|
|
 |
|
| Nilhan Sesalan |
|
Sanatçı Nilhan Sesalan’ın 6 Temmuz 6 Ağustos tarihleri arasında ahşap , taş ve metal malzemeleri ile hazırladığı heykelleri Galatea Sanat Galerisi’nde…
Geçtiğimiz aylarda Hindistan’da büyük boyutlu ‘Günebakan,Sabah’ isimli bronz bir heykel yapan sanatçının Türkiye’de ve Arjantin, Japonya, Fransa, Finlandiya gibi pek çok ülkede kamuya ait alanlarda, özel ve kurum koleksiyonlarında yapıtları bulunmaktadır.
Sanatçı bu sergide yer alacak ‘İçli’ , ‘Toplu Sözleşme’ , ‘Sır Küpü’ gibi isimler verdiği heykellerini hazırlarken aldığı notta şöyle yazmaktadır
Söz , düşünce , madde Birbirlerini Tarif ediyorlar… Tarif Kendi içinde Sohbet etmekten Memnun Görünüyor!
|
|
|
 |
|
| Erdem'in Anısına... |
|
Asmalımescit’li ressam dostumuzun resimleri Galateaart’ta sizi bekliyor.
1953 yılında İstanbul’un Moda semtinde doğan Erdem Uçkan, 1970’li yılların başlangıcında psikoloji eğitimi almak için İtalya’ya gitti. Psikoloji eğitiminin ardından, hukuk eğitimi alan Erdem, İtalya’da ki yıllarının ardından Fransa’da Nice’de Güzel Sanatlar diploması alarak İstanbul’a döndü. Erdem’in resimlerinde , dönem dönem tekrarlayan konular, yaşadığı bölgenin tarihine olan merakını, felsefe ve psikolojiye olan ilgisini göstermektedir. Dışavurumcu bir uslupla akrilik ve yağlıboya kullanarak özgün resimler yaratan Erdem’i 28 Aralık 2009 tarihinde kaybettik. Sokakta yaşayan, hisseden, fark eden, yaratan, üreten, çalışan, satan Asmalımescit’li ressam dostumuzu sevgiyle anıyoruz.
Galatea Sanat Galerisi tarafından Erdem’in anısına hazırlanan resim sergisi 16 Şubat-5 Mart tarihleri arasında görülebilir.
|
|
|
 |
|
| “TÜRK FOTOĞRAFÇILARI KÜTÜPHANESİ” SERGİLENECEK |
|
19 OCAK – 13 ŞUBAT 2010
Antartist Yayıncılık tarafından hazırlanan ve 2006’nın sonlarında 40 cilde ulaşan “Türk Fotoğrafçıları Kütüphanesi” 19 OCAK – 13 ŞUBAT 2010 tarihleri arasında eşsiz bir sergide fotoğraf severlerle paylaşılacak. Türkiye’deki fotoğraf sanatçılarının kendi seçkilerinden oluşan kitapların kapak fotoğrafları sergide yer alacak.
Serinin genel yayın yönetmenliğini üstlenen Timurtaş Onan, Fujifilm – Sinfo A.Ş. desteğiyle hazırlanan TÜRK FOTOĞRAFÇILARI KÜTÜPHANESİ’nin sergisini 2010 yılında bir kez daha fotoğraf severlerlerle buluşturmanın mutluluğunu yaşadığını söyleyerek ,serinin devamı için fotoğrafseverlerden ve fotoğraf sanatçılarından gösterilen yoğun talep doğrultusunda çalışmalara devam ettiklerini ifade etti. Onan, fotoğrafseverlerin bu kadar önemli bir koleksiyona son derece uygun bir fiyat karşılığında sahip olmalarının fotoğraf sanatı adına çok önemli olduğunu da ekledi. Onan , sergiyi şu sözleriyle nitelendiriyor: “Türk basını ve fotoğrafçılığı için gerçek bir kaynak yayın olan “Türk Fotoğrafçıları Kütüphanesi” kitaplarında yer alan her sanatçının bir fotoğrafından oluşan sergi ise bu ölümsüz çalışmanın görsel bir şölenidir.”
ESERLERİ SERGİLENECEK “TÜRK FOTOĞRAFÇILARI KÜTÜPHANESİ” SANATÇILARI: İZZET KERİBAR, GÜLNUR SÖZMEN, RECEP DÖNMEZ, İBRAHİM ZAMAN, GÜLTEKİN ÇİZGEN, ARA GÜLER, SABİT KALFAGİL, YUSUF TUVİ, TUĞRUL ÇAKAR, KAZIM ZAİM, ALİ ÖZ, ŞAKİR ECZACIBAŞI, OZAN SAĞDIÇ, HALİM KULAKSIZ, HALUK UYGUR, GÜLER ERTAN, İBRAHİM DEMİREL, FARUK AKBAŞ, SITKI FIRAT, ERSİN ALOK, ADNAN ATAÇ, MERİH AKOĞUL, ERDAL YAZICI, SÜHA DERBENT, ALİ BALKI, REHA BİLİR, COŞKUN ARAL, ÖMER YAĞLIDERE, MARUF ŞİNİK, TİMURTAŞ ONAN, ALİ BOROVALI, TÜLİN ALTILAR, ŞEMSİ GÜNER, İSA ÇELİK, MUZAFFER SÜTLÜOĞLU, HÜSNÜ GÜRSEL, CENGİZ KARLIOVA, ADNAN VELİ KUVANLIK, SADIK DEMİRÖZ, İLYAS GÖÇMEN
|
|
|
 |
|
| YTÜ SANAT ve TASARIM FAKÜLTESİ |
|
YTÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi, 2009-2010 eğitim yılının başlamasına dört iş günü kala Rektörlükçe alınan ani bir kararla Davutpaşa Kampüsü’ne gönderilmek istenmiştir. Öğrencilerin başlatmış olduğu hukuki süreçte yürütmeyi durdurma kararına red gelmiştir. Bu red cevabının anlamı, rektörlüğün istediği anda Sanat ve Tasarım Fakültesi’ni taşıyabilecek hukuki yetkiye sahip olduğudur.
Fakültenin taşınması durumunda 673 ögrencinin çağdaş sanat eğitimlerini sürdürmeleri mümkün değildir. Davutpaşa Kampüsü’nde Sanat ve Tasarım fakültesi binasının daha temeli atılmamış durumdadır. Geçici olarak tahsis edilecek sınıflarda sanat eğitiminin gerektirdiği altyapı bulunmamaktadır. Örneğin, ses yalıtımlı odalar, karanlık odalar, fotograf işlikleri, dans stüdyoları, bilgisayar labaratuarları, resim, heykel, serigrafi atölyeleri yeni kampüste yer almamaktadır. Fakültede görev almakta olan 43 saatbaşı ücretli akademisyenin çoğu, taşınılması durumunda doğacak mağduriyetlerinden ötürü görevlerini sürdürmeye devam edemeyeceklerini açıklamaktadırlar. Derslerin çoğunun teorik ve pratik olarak ayrıştırılamaz özellikte olması, rektörlükçe önerilen teorik derslerin Davutpaşa Kampüsü’nde, pratik derslerin ise Yıldız Kampüsü’nde yapılması yönündeki çözümü imkansız kılmaktadır. Bütün bu durumları göz önüne aldığımızda, Sanat ve Tasarım Fakültesi’nin Davutpaşa Kampüsü’ne zorla taşınması kabul edilemez bir durumdur.
Yıldız Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi, Türkiye’deki devlet üniversitelerinde varolan tek çağdaş sanat fakültesidir.11 yıl içinde sürekli geliştirilerek, ancak mükemmele yakın bir hale getirildikten sonra, tüm olumlu koşulların gözardı edilerek sil baştan edilmesi, Türkiye’de varolan tek kamusal çağdaş sanat eğitimini çökertmek demektir. Bienallerle uluslararası arenada oluşmuş prestijli pozisyonu, 2010 süresince ve devamında Avrupa Kültür Başkenti ünvanıyla pekiştirecek İstanbul’da, tek kamusal çağdaş sanat eğitimine yönelik bu tavır, sadece bir potansiyeli yoketmek değil aynı zamanda İstanbul’u beslendiği bir kaynaktan mahrum etmek anlamına gelmektedir.
Biz öğrenciler olarak fakültemizin Davutpaşa Kampüsü’ne zorla taşınmasına OLMAZ DİYORUZ ! 15 Ocak Cuma günü, kararı duyduğumuz andan itibaren yaşanılan süreci belgeleyen ve karara karşı tavrımızı ortaya koyan sergimizin açılışına, tüm öğrencileri, akademisyenleri, sanatçıları, ve sanatseverleri bize destek vermek ve gerekli dayanışmayı oluşturmak üzere davet ediyoruz.
13:00 Tünel Meydanı’nda buluşma ve basın bildirisinin okunması Sergi Açılışı galatea art: Asmalımescit Mah., Sofyalı Sok. No: 12/3 Beyoğlu
Saygılarımızla, YTÜ, SANAT VE TASARIM FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİ
|
|
|
 |
|
| SALİ SERGİSİ |
|
CONTEMPORARY ART 2009
İNSAN – DOĞA
DESEN – RENK
2 YAŞLARINDA DERE YATAKLARINDA bulduğum renkli taşlarla komun tahta duvarlarına çizmeğe başladım.
58 yıldır çiziyor ve renklendiriyorum duygu ve görsellikleri. 10binden fazla desen ve binlerce renkli çalışmanın ortak paytasını bu son sergide İNSAN – DOĞA, DESEN – RENK ilişkisinin iç benlerimde oluşturduğu yaşam alanlarını tuvalde buluşturmak istedim.
Çizginin akışkanlığında ki yolculuk, betimlediği biçimleri ve bulundukları hal durumunu ortaya koyarken:
Rengin alan oluşturma ve bir giysi olma ötesinde, derindeki enerji ile yüzeye akışını çizgi ile sarmalayarak siyah beyazın renkle, insanın doğayla oluşturduğu ritmi – duyguyu sonsuzluk içerisindeki birlikteliğin gücünü göstermeye çalıştım.
2009 Contemporary deki 6 büyük resim yukarıdaki duygu ve eylemlerin anlatımıdır.
190x261cm arasındaki tuvallerin büyüklüğü içselliğin dışa vurumdaki gücü artışı diyedir.
Desenin en uçtaki yanı ile rengin en uç ifadelerini buluşturup mayaladım. Ve:
“OLAN yapılmışlardan alınma ise bu yansıyor. Alınışını görmesende.
KENDİ OLANIN başka yaşamlardan kopyalanmayanın enerjisi bunu size söylüyor bir gizemi, bir tekniği içinize tohumluyor” tespitine ulaştım.
1994 Daniel Farguson (Franus Bocan’ın arkadaşı ve biyografi yazarı) 100 resmin varsa sana Londra’nın istediğin galerisinde sergi yapayım ve BBC’de karşılıklı (ortak dil yok) bir söyleşi yapalım teklifinde bulundu.
2001 New York National Arts Club Grand Gallery deki büyük büyük sergimi gezen Ahmet Ertegün çok güçlü resimler enerji dolu ve farklı demişti. Ataol Behramoğlu, Sali’nin resimlerinde yaşam var… Yaşamın kopyası değil, yaşamın kendiside değil, daha güçlü bir şey. Başka bir makalesinde, Türkiye’deki iyi 7-8 ressamı övdükten sonra, bir genç kuşaktan Sali Turan’ında dünya ölçeğinde bir ressam olduğundan kuşku duymam demişti.
|
|
|
 |
|
| EMEL AKIN |
|
“MELEKLER HORTLAKLAR VE BİR DÜŞ”
“Gönlümü ışıkla dolduran Çok sevgiliye, çok güzele Meleğe, ölümsüz puta…” BAUDELAIRE
İlki 2007’de sergilenen Melekler resim dizisine William Blake’in ‘Melek’ şiiri eşlik etmişti. Melekler serisinin ikinci sergisi bu kez Baudelaire’in şiiri eşliğinde sunuluyor. Ve yine Baudelaire’in ‘Hortlak’ şiirinden de esinlenerek ve bu kez ‘Melekler Hortlaklar ve bir Düş’ olarak, yeni melekler ve eski melekler hortlayarak ‘düş’ten ‘karabasan’a uzanan bir seyir izliyor. Düşün tatlılığı yerini tekinsizliğe bırakıyor. Düşsel imgeler yani melekler ve hortlaklar, yarı ölüm sayılabilecek gecenin, karanlığın, uykunun içerisinde tekinsiz bir alana yerleşiyorlar. Melekler serisinin bu ikinci sergisinde melekler düşsel imgeler olarak yine karşımızda, fakat bu kez karabasanlarla birlikte. Ana teması aşk olan bu dizi şimdi yeniden ilk seriye biraz tezat oluşturacak biçimde şekillendi. Eski ‘Melekler’le yeni düşsel melekler -ya da karabasanlar diyelim-, bu iki dizi birleşince ‘Hortlamış Melekler’ olarak bu kez ana teması kabuslu bir düş olan seriyi yarattı.
|
|
|
 |
|
| Settar Birecikligil |
|
20 Ekim – 8 Kasım 2009
15.02.1954’de Gaziantep’te doğdu. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Resim Bölümü.Neşet Günal Atölyesi.
Sergiler: Gaziantep 1990, 2002, İstanbul 1991, 2000, Datça 1992, Bodrum 1996, Kaş 2002 (Likya Festivali) 1980 yeni eğilimler sergisi (DGSA) ödül. 2005 yılında Gaziantep GRT televizyonu anket sonucu yılın sanatçısı ödülü (on altın adam yarışması). Settar Birecikligil uluslararası plastik sanatlar derneğinin 408 numaralı üyesidir. 1990, 2000 yıllarında Gaziantep Üniversitesi resim topluluğunu çalıştırmıştır Duvar Resimleri, Rölyef, Heykel: Gaziantep Valilik Sarayı mozaik çalışmalar, Gaziantep savunmasının konu edildiği rölyef çalışmaları. Gaziantep Tugay Komutanlığı, İskenderun Tugay Komutanlığı rölyef çalışmaları.Gaziantep Büyükşehir ve İlçe Belediye Başkanlıkları, Sanayi Odası, Adalet Sarayı rölyef, mozaik fresk çalışmaları. Gaziantep Üniversitesi ve İstanbul Yeditepe Üniversitelerinde yapılan (15metre) grafik heykel Yeditepe üniversitesi Hukuk Fakültesi Mahmut Esat Bozkurt büstü İstanbul Atanur Oğuz Lisesi duvar kabartmaları (650metrekare) İstanbul Harp Akademileri Komutanlığı Atatürk konulu duvar resmi İstanbul Kayışdağı için düşüncesi hazırlanmış, maketi sunulup kabul ettirilmiş uygulama altyapı hazırlığı süren, bittiğinde dünyanın en büyük anıtı olacak olan 200 metre yüksekliğinde Atatürk anıtı.
www.settarbirecikligil.com
|
|
|
 |
|
| KAZI RESİM SERGİSİ |
|
“Kazınmış imgenin boyanmış olana baskınlığı”
“Anadolu’da tahtayı kazıyarak, oyarak kalıp yapma ve bu kalıbı boyayıp basma, yazmacılık başlangıcı yüzyıllar öncesine dayanan bir halk sanatıdır. Bunun yanı sıra metal ustalarının çelik kalem işleri (hakk) de ülkemizde kazı resmin köklü bir geleneğe oturduğunun kanıtıdır. 1883 yılında kurulan Sanayi-i Nefise Mektebi’nin dört bölümünden biri “hakk” (gravür) bölümüdür. Yaklaşık yüz otuz yıldır, akademik düzeyde eğitimi sürdürülen kazı resim, modern gravürün öncülerinin deneyimleri, bulgularıyla gövdelenerek boya resim ve heykelin yanında özgün bir sanat dalı olarak yerini almıştır.
Kalıbı oyarak, yontarak yapılandırma, boyayarak yada boyamadan kağıtla buluşturma, baskı sanatçısı için estetik biçime ulaşmada coşkulu bir süreçtir.
Bir baskının “Özgün” olmasının ilk yasası, kalıbını sanatçının biçimlendirmesidir.
Reprodüksiyon olanı çoğu galerici bile, özgün kazı resimle karıştırmaktadır. Kendine özgü plastik dilinin, anlatımı çoğaltarak yayma özelliğinin, nicel ve nitel açılardan gereklerinin anlaşılması kazı resim sergilerinin artması ve sanatçı-galerici-izleyici bütününün daha sık oluşturulması yoluyla gerçekleşecektir.
Kazı resim sergilerinde monotip özelliği taşıyan basımların çoğaltılmış özgün olarak imzalanmış olması sıklıkla karşılaştığımız bir durumdur. Yarışma sergilerinde dahi kalıbında tümseği, oyuğu olmayan değerleri barındıran, çoğaltılamayacak yapıya sahip baskıların basım sıra sayısı ve toplam sayısı yazılarak imzalandığını görmekteyiz.
Kazı Resim Sergisi’nin özellikle çoğaltılmış özgünün nitel – nicel yanı ve teknik çeşitlilik, yetkinlik bakımından sağlam bir örnek olacağı kanısındayız.
Aralarında, başarılı kişisel sergileriyle, çok yönlü sanatsal etkinlikleriyle adını önceden bildiğimiz, çeşitli ödüller kazanmış Hayri Ağan, Kudret Türküm, Setenay Alpsoy, Can Aytekin, Yiğit Altıparmakoğolları, Desen Halıçınarlı, Beyza Boynudelik, Nedret Yaşar, Nalan Yırtmaç, Kader Genç, Sibel Kırık, gibi öğrenci, mezun, eğitimci 30 sanatçının yer aldığı ve Umut Germeç’in derlediği bu sergi, “kazınmış imgenin boyanmış olana baskınlığı”nın altını çizmektedir.”
|
|
|
 |
|
| ZAMANIN EVRENSEL TANIKLARI |
|
Şimdilerden bir Türk ressamı olarak tanınan Ursula Soltermann Katipoğlu, Cumhuriyet tarihinin en karmaşık yıllarına denk gelen seksenli yıllarda, bir batı ülkesi olan İsviçre’den doğuyu ve doğu kültürünü tanımak adına yola çıktı. Türkiye’yi doğudan batıya gezerek İstanbul’da, ülkenin diğer yörelerinden farklı bulduğu sanatları, kültür ve yaşam biçimleri ile batılı kadınlardan da batılı ve çağdaş Türk kadın ressamlarıyla tanıştı.
Duruşları, özgüvenleri ve daha da önemlisi yaşadıkları dönemin tüm zorluklarına rağmen, sanattan ve üretimden ödün vermeyen tavırlarıyla kendisinde hayranlık uyandıran altı kadın ressama, hem yaptıklarıyla hem de onunla kurdukları dostluklarına bir vefa borcu olarak düzenlediği sergi Galatea Art Sanat galerisinde.
Herbiri Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Bedri Rahmi Eyüboğlu Atölyesi çıkışlı Zehra Aral, Figen Aydıntaşbaş, Hale Sontaş, Gülseren Südor, Edis Tezel, Şemsa Pozcu, ve Ursula Katipoğlu’nun karma resim, gravür, fotoğraf sergisi, 26 mayıs – 26 Haziran tarihleri arasında Galetea Art Galeri’sinde izleyicileriyle buluşuyor.
|
|
|
 |
|
| GALATEA ART YENİDEN DOĞUYOR! |
|
İstanbul, seçkin bir sanat merkezine bir kez daha "merhaba" diyor. Galatea Art kapılarını 27 Nisan'da tekrar açıyor.
İlk kez 1997 yılında sanatseverlerin hizmetine açılan Galatea Art, kısa bir süre ara verdiği sanat faaliyetlerini yeniden sürdürüyor. İlk faaliyetine Asmalımescit'teki binasının giriş katında başlayan merkez, şimdi yine aynı binada, bu kez daha geniş bir sergi alanıyla hizmet vermeye hazırlanıyor. 27 Nisan 2009'da açılacak olan Galatea Art'ın ilk sergisi, (galerinin kurucusu ve yönetim kurulu başkanı olan) Ali Şahinler'in çağdaş sanatçılardan oluşan koleksiyonuyla gerçekleştirilecek ve bu sergi 22 Mayıs'a kadar gezilebilecek.
Yönetim kurulu Ursula Soltermann Katipoğlu, Christina Schray, Gönül Karakan, Sadık Demiröz ve Kazım Balta gibi seçkin isimlerden oluşan Galatea Art'ın açılış sergisinde eserleri yer alacak olan sanatçılar: Hüseyin Acar, Tangül Akakıncı, Ahmet F. Aksoy, Muzaffer Akyol, Avni Arbaş, Mehmet Arpacık, Mehmet Aslan, Jülide Atılmaz Aliye Berger, Settar Birecikligil, Müfit Çelik, Gürdal Duyar, Sharipov Ergosh, Bahri Genç, Sarkis Günsel, Gönül Karakan, Ursula Katipoğlu, Yusuf Katipoğlu, Bihrat Mavitan, Adil Ocak, Füsun Öcal, Cumhur Özen, Derman Över, Işıl Özışık, Tayfur Sanlıman, Gazi Sansoy, H. Sommerauer, Hale Sontaş, Murat Şahinler, Yusuf Taktak, Orhan Taylan, Berç Toroser, Nilgün Tüzüntürk, Fritz von der Venne. .
|
|
|
|
|
|